Bir Çeşit Ben Maceraları :D etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bir Çeşit Ben Maceraları :D etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2024 Salı

Sarı Lüleli Çaki ile Tanışın

     Bir Çeşit Ben İşte, kulak tırmalayan bir çocuk çığlığıyla gözlerini açtı. Krem rengi yatak odasında, yatağındaydı ve bu çığlık kendi çocuğundan geliyordu! Yine! 

     Çocuğun arkasından "yapma annen biraz uyusun" diye yalvarır tonda konuşan Geveze'nin sesi geldi. Ah! Üniversite yıllarında olsaydı bu sahne gözüne ne kadar romantik ve pembe görünürdü. Sevdiği adam ve sarı lüleleriyle evin içinde koşturan 3,5 yaşında dünya tatlısı bir çocuk.. Ya da bir ÇAKİ!

    Ve bu Çaki bugün ikinci kez atıyordu bu çığlıkları. Neden? Annesinin elini tırmalayarak uyuyacakmış. Her akşam, gece yarısı ve öğle uykularında yaptığı gibi. Annesinin kendini prangalarıyla bir mahkum gibi hissetmesi dışında hiç bir sorun yoktu. Ve bu Çaki'nin öfke krizleri sanki giderek artıyordu. Bir Çeşit Ben İşte bu çocuk doğduğundan beri kesintisiz bir uyku uyuduğunu hatırlamıyordu. Sahi Cennet anaların ayaklarının altındaydı değil mi?

    Çığlıklar atan çocuk kesinlikle laf dinlemedi, odaya daldı. Bu kez de annesi tırmalanmak istemediği için öfke krizi geçirdi. Bir Çeşit Ben İşte pedagojik yaklaşımla anne-babasından gördüğü otoriter tutum arasında milyonuncu kez kaldı. Bu kez çığlıklar kendisinden geliyordu. 

    En son savaşı Çaki kusarak kazandı. Annesinin elini tırmalayarak uyudu kaldı. Ağlama sırası Bir Çeşit Ben'deydi. Kuruntu fabrikası beyni işlemeye başladı : 'Kendisi berbat bir anneydi. Çocuğunu travmalarla dolu bir şekilde yetiştiriyordu. Bu çocuğun en büyük travması kendisiydi. Zaten çocuğu kendine bağımlı etmişti. Herkesin evi bu kadar kaotik, çocuğu bu kadar inat ve takıntılı mıydı? Hayır! Bu çocuk şimdi böyleyse ilerde ne olurdu? Çok yüz vermişti çok...' Bu modern anne ile geleneksel anne söylemleri uzadı gitti.  Geceden de uykusuz kalan vücudu bu düşüncelerle bir kez daha uykusuz kaldı. Kafasını daha az duyma umuduyla mutfağa geçip yemek yapmaya koyuldu. 

    Annesinin dediği gibi çocuğun bu yaşları geri gelmeyecekti, kıymetini bilmeliydi. Acaba daha hangi yaşları gelecekti de bu yaşlara şükredecekti?  


7 Mayıs 2021 Cuma

Tırtıldan Kelebeğe Bir Çeşit Ben İşte

    2000'lerde 21 yıl ilerlenmiş ortada ne uçan arabalar ne de ışınlanmanın moda olması var idi. Zor yıllardı. Bir salgınla verilen psikolojik savaşın verildiği 2021 Mayısında Bir Çeşit Ben insanı yine ortaya çıkmaya karar vermişti. Bu ortaya çıkış tam anlamıyla bir kelebeğe dönüşme öyküsüydü. Görülmeye değer ve nadide...

Noyan Erkmen
(Noyan Erkmen 2013)
    En son sevgilisi Geveze'siyle evlenirken gördüğümüz Bir Çeşit Ben İzmir'de hayatına devam etmişti. Çeşitli iş yerlerinde çalışmış, durmadan yeni düzenlere alışmak zorunda kalmıştı. Hayatına yepyeni arkadaşlar girmiş ve bir tiyatrocu edasıyla sessiz sedasız çıkmışlardı. Ve Bir Çeşit Ben anlamıştı ki arkadaşlığın merhaba'sı da hoşçakal'ı da net çizgilerle belli olmuyordu. Sağlam olanlar ve kalmak isteyenler bir şekilde kalırken gidenler için üzülen de olabiliyordu. 

    Tüm bu arkadaşlık ilişkilerine kafa yorarken iş arkadaşları da sürekli değişiyordu. Sirkülayonun yoğun olduğu yerlerde çalışmaya devam ediyordu. Batının doğusunu öğrenmişti. Ve garipsemişti. Çünkü Doğu'daki sorun ettiği çalışma koşulları farklı görünümlerle İzmir'de de mevcuttu. Belki elektrik gitmiyordu, belki kardan donmuyordu ama bu kez de farklı sorunlar baş gösteriyordu. Yine de daha bi tecrübelendiğini ve büyüdüğünü anlıyordu. Daha ciddiydi daha az gülümsüyordu ve belki de daha bir kaybetme korkusuyla doluydu. 

    Sevgili eşi Geveze ile küçük sevimli bir aile olmuşlardı. Güzel kutu gibi bir evleri olmuştu. Yeri kötüydü ve evi pembe panjurlu hale getirmek evliliklerinin ilk yılında onları baya zorlamıştı. O sıralar yine de arkadaşlarıyla kamplara gitmeye başlamalarıyla yine çok gezenti çifti olmaya adaydılar. Herşey gibi kötü olaylar da çabuk unutuluyordu. Bir Çeşit Ben'e evlilikteki tecrübesi hakkında mikrofonu uzattığımızda şu sözleri duyuyoruz: "Evliliğin ilk yılı çok zor. Birbirini bebeklikten beri de tanısan sorunlu bir yıl. Pazarlık gibi bir nevi. Sen bunu demiştin, sen de bunu yapmıştın vs. Ama birbirine ve alışkanlıklarına alıştığında herşey su gibi geçiyor. Alttan almak ve ara sıra hiç kavga etmemiş gibi davranmak önemli." 

    Zaman geçtiii Bir Çeşit Ben mahallenin açık açık söylemeyip gizliden yaptığı baskılara boyun eğmeye karar verdi. Artık 3 kişi olabilirlerdi. Ama bu aşamada da öğreneceği yeni bir şeyler vardı. Filmlerde ya da kitaplarda anlatıldığı gibi karar verdik oldu diye bir şey yoktu. Ya da bir farklı örneğiyle bir bölümde kanserle mücadele eden adamın ikinci bölüm iyileşmesi gibi değildi hayat. Bir Çeşit Ben ve Gevezesi miniminnacık bir nokta kadar olan bir bebeği kaybettiklerini öğrendiler. 


    Bir Çeşit Ben bu olayı çabuk unutmuş gibi davrandı. Ameliyat, hastane gözünü çok korkutmuştu. Ama o her zaman olduğu gibi güçlü taklidi yapmaya karar vermişti. Alabildiğine güldü, alabildiğine gezdi. Ancak bu olay her zamanki inkar mekanizmasıyla atlatabileceği kadar basit bir olay değildi. Atlatamadıkça terapistlerden yardım almaya başladı. Çünkü içi buram buram acı kokuyordu. 

    Zaman bu kez herkes için zorlayacak bir olaya tanıklık etti. Çin'in Wuhan şehrinden yayıldığı belirtilen gribe benzer bir virüs duyuldu. Covid19 diğer adıyla Corona diye bir virüs duyuldu. Ölümler bir savaş benzeri sayılarla duyuluyordu. Ülkeler insanların dışarı çıkmasını istemiyordu. Çünkü belirtileri grip gibi başlasa da yayılma hızı oldukça fazlaydı. Ve Türkiye de kapanmaya geçti. Okullar kapandı. Bir Çeşit Ben yıllardır merak ettiği emeklilik hayatına aniden geçiş yapmıştı. İnsanlar evlerde kendi işlerini kendileri yapmaya başladılar. Ekmek yapmak, kendi kendine saç tıraşı yapmak gibi basit sanılan beceriler sosyal medya aracılığıyla birer moda edasıyla yayıldı. 


    Ve Bir Çeşit Ben tam o günlerde yeniden hamile olduğunu öğrendi. Bu haber hayatın devam ettiği anlamına geldiği gibi büyük bir stres haberiydi de... Artık o kendinden ve Gevezesinden başka bir canlıyı da korumak zorundaydı. Bunun sorumluluğu nasıl olacaktı? Bu duruma nasıl alışacaktı? Artık kozasından çıkma vaktiydi...

24 Temmuz 2016 Pazar

Kaç Yıl Geçti Aradan Ayrı Gayrı

En son 24 Mayıs 2014 tarihinde haber alınan Bir Çeşit Ben insanıylayız Muhterem Okur :)
Onu görmekten mutluyuz.. Heyecanlıyız.. Cümleleri biraraya getiremiyoruz..
Evet Bir Çeşit Ben tüm doğallığıyla tüm saçmasapanlığıyla, büyümüş ama serpilememiş, içindeki çocuğu atıp 'koca kız oldun' kınamalarından kurtulamamış haliyle yeniden bizlerle...

Bakınca 2 yıl ne ki.. Ama Valide Sultan'ın dediği gibi "Dayağı yiyenle sayan bir olmazmış"  Var gerisini sen anla..

Bir Çeşit Ben en son KPSS belasıyla cebelleşirken; bir yandan sevgilisinden ayrı kalmanın korkusu, diğer yandan o kabuslarla sınava adam gibi kendini verememenin yarattığı vicdan azapları sonucunda İzmir civarında yaşayan değişik bir yaratık olarak görüntülenmişti.

Şimdi 2 yıl sonra yine İzmir'deydi. Saçlarına yeni öğretmen olmanın verdiği heyecanla attırdığı sarı renk dökülmüş, hala hayatı sorgular, ama bir yandan da hayatın verdiği deneyimlerle belki bir nebze büyümüş olarak... Ve buraya tekrar gelene kadar çok eziyet çekmişti. Öncelikle o korkulu kabuslar boşa çıkmış ve atanmıştı.. AĞRI'ya.. Ve bu şükredilmesi gereken olay tamamen Valide Sultan'ın dualarıyla olmuştu. Ağrı yolları onun için, içten içe böyle zor zamanların geleceğini tahmin ettiği; ancak bu kadar zorunu tahmin etmediği bir deneyim olmuştu. Esas kızımız Bir Çeşit Çalıkuşu olmuştu. Şark'ın ahır kokulu yollarında filmlerdekinin birebir örneği olan dolmuşlarla, karla kaplı yollarda kalmıştı. Eskiden Akdeniz Bölgesi'nde "Bari bu kış kar yağsa" diyip sadece rüyalarında görürken; soğuktan kardan ve kış mevsiminden nefret eder hale gelmişti. Survivor'ın dibini yaşamıştı.



2013'te (bakınız:) "Millet evleniyor vay bee" diye şaşırırken kendisi turbo hızda evliliğe adım atmıştı. (YUH O DA MI EVLENMİŞ :D ) Evli miydi nişanlı mıydı o da bilmiyordu ama yeni soyadına bile alışmıştı. Geveze'siyle onlar erdi muradına... lafına kocaman bir adım atmışlardı :)

2 yıl 2 ay insanın ömründe kocamaaaan bir farklılık yaratabiliyordu. Bir Çeşit Ben ise bitmek bilmeyen bir adaptasyon sürecinde kıvranıp duruyordu.. Yeni bir mesleğe uyum; Doğu kültürüne uyum; Doğu'da bir köyde hayatta kalma sürecine uyum; nişanlı-evli olma sürecine uyum..uyum...uyum..

Ne kadarına uyum sağladı ne kadarına uyum sağlayamayıp zorluklar yaşadı bilinmez ama Bir Çeşit Ben hayatını değişik versiyonlarda, değişik sıfatlarda yaşamaya devam ediyordu...

24 Mayıs 2014 Cumartesi

Bir Beklentin Yoksa Sınav Sonuçları Sayfası O Kadar Korkutucu Değildir

Uzuuun zaman önce bu sayfada hikayesi anlatılan ancak gerek psikolojik gerekse sosyal sebeplerden ötürü kendisinden haber alamadığınız Bir Çeşit Ben insanıylayız.


25 Şubat 2014 Salı

Karbeyaz mı Ölüm

Ölüm fikrini kabullenemeyen hüzünlü, düşünceli Bir Çeşit Ben insanıylayız...
(Dikkat bu yazı bir miktar karamsarlık içerir)

5 Ocak 2014 Pazar

Yeni Yıl.. Hıh...

Yeni yıla yeni umutlar,yeni mutluluklarla girmeyi planlayan Bir Çeşit Ben insanı için 2014 tüm kasvet ve garabetiyle gelmişti.

24 Kasım 2013 Pazar

Sen Böyle Değildin .. Böyle Değildin...

Kafası sarhoş, düşünceli, gergin, asabi ve daha bir çok sıfata sahip Bir Çeşit Ben insanıylayız... Aslında Bir Çeşit Ben insanıyla değiliz.. Çünkü onu bu aralar tanıyamıyoruz sayın okur...

4 Kasım 2013 Pazartesi

Gelin Olmuş Gidiyorlar ... Vay Bee...


Çocukluğundan beri küt olan tırnakları 1 cm uzasa mutluluktan havalara uçan, iki gıdım tırnağına sevmediği halde "Sizin de hakkınız canlarım" diyerek ojeler süren Bir Çeşit Ben insanıylayız...

13 Ekim 2013 Pazar

"Son Bir Ayda..." Bir Çeşit Ben

Ortalardan kaybolan, naptığını sorduğunuzda hatırlamayan evinizin çeşidi Bir Çeşit Ben insanıylayız.

Bir Çeşit Ben için günler şu sıra kısa, anlamsız ve pek de bir tadı olmadan ama yine de yaşanılası geçiyordu. Hayat bir çeşit yeşil biber gibiydi, yesen de olur yemesen de...

2 Eylül 2013 Pazartesi

Çakma Muhteşem YY. Çekimleri

Bir şeylere üzüldüğünde su içip geçmesini bekleyen Bir Çeşit Ben insanıylayız. (Hıçkırık mı bu demeyin şansınızı deneyin :P)

Bir Çeşit Ben okullar kapandığı andan beri tatile çıkma hayalleri kuruyordu. Hayalleri yarı yarıya gerçekleşti ancak evren hayallerini pek de iyi dinlememiş gibiydi.

Bir Çeşit Ben ve ailesi bayram bittikten sonra Afyon'a gitme planları yapmışlardı. Teyzesinin (Ona cadaloz, süpürgesiz cadı ve cazgır kelimelerinin birleşimi olarak Cazgır Cadı diyebiliriz) Afyon'da termal otelde aldığı bir odada kalacaklardı plana göre. İki oda, amerikan tip mutfak, havuzu bulunan bir banyo ve iki aile! Gerilim, entrika ve diğer korkunç her şey...

9 Ağustos 2013 Cuma

Naynara nayrana nay..Evde Bir Bayram Havası :p

Odasında bir o yana bir bu yana dönen vantilatörle "Olum bak ben bakmıyoken benden tarafa dönmüyon gibi geliyo. Adam ol" şeklinde şizofrenik konuşmalar yapan Bir Çeşit Ben insanındayız..

3 Ağustos 2013 Cumartesi

Yeni Yetişen Bir Bayan Şoför

                                                                                             Tıklayan milyonlar arasında yerimizi alalım :)

Banyodan çıkıp saçlarını taramadığında bonus saçlarıyla insanları korkutabilen Bir Çeşit Ben insanıylayız.

Bir Çeşit Ben sıkıcı yaz tatiline bir nebze olsun tat katma çabalarıyla uğraşıp durmaktaydı. Ama kattığı hareketlilik insanlık için küçücük kendisi için dev ayağı boyutundaydı. Koalanın zoraki kıpırdanıp diğer dala geçme çabası gibiydi. 

Hareketlerine kuzeninin askere gitme merasimi için köye gitmekle başlamıştı. Her seferinde ipti, toptu, çamurla oynamaktı.. bir şekilde çocukluklarına döndükleri köyde bu kez Bir Çeşit Ben araba sürme çalışmalarına girişmişti..Bir önceki sene kendisini motorla gezdiren kuzeni Kaslı bu kez de arabayla gezdirmeyi teklif etmişti. Taşı, toprağı ve bütün sokakları aynı olan köyde Bir Çeşit Ben gezmektense araba kullanmayı öğretmesini daha mantıklı bulmuştu. 

Kaslı arabayı köyde dolandırmııış dolandırmış en son boş bir araziye getirmişti. Sessizce Kaslı'nın kendisini şoför koltuğuna geçmesini söylemesini bekleyen Bir Çeşit Ben'i heyecan sarmıştı. Daha önce araba sürme çabaları pek de iyi gitmemişti. Hele de Peder Bey'le olanlar.....Sepya renginde anılaaar :

Peder Bey : Kızım bu otomatik vites ne öğrencen bunla?
B.ç.b : Olsun baba.. İşte neydi bunun adı ya... Hah direksiyon çalışması olur.
Peder Bey : Eh sen bilirsin geç..
..
B.ç.b : Ay ay hareket ediyo napcam şimdi baba napcam...
Peder Bey : Kızım tutsana direksiyonu manyak mısın?!
...
B.ç.b : Ay araba geliyo karşıdan ya çarparsak ben acemiyim diye bağırayım mı?
Peder Bey : (Göz devirme hareketi ve sessizlik)

O gün ise Peder Bey'in aksine Kaslı gayet makul ve sakin bir öğretmen edasıyla "Geç bakalım" demişti Bir Çeşit Ben'e.. Bir Çeşit Ben sakince direksiyona geçmişti. Kaslı önce kontrat imzalatır gibi "Bak şimdi ben ne dersem onu yapacaksın tamam mı?" demişti. Sonra yavaşça şimdi şuna bas, bunu çevir diyerek talimatları vermişti. Bir Çeşit Ben başarılı bir şekilde arabayı kaldırmıştı. 


Ve araba ilerlerken kafasında hayaller başlamıştı : "Ooo şuna bak ne kadar iyi kullanıyor... Vaay bide bayan şoförmüş, bayan şoförlerin hakkını yiyoruz.." şeklinde konuşacaktı ardından insanlar....

Sonra tekrar denemeler.. Arabanın sönmesi ve çalkalanması geldi. Bir Çeşit Ben sakin olduğunda herşey iyiydi de heyecanlandığında hata üstüne hata yapıyordu. Yine de Kaslı'nın sözünden çıkmamaya çabalıyordu.Bir ara o kadar konsantre olmuştu ki...

Kaslı : Tamam şimdi arabayı hareket ettir.. Artık öğrenmiş olman lazım..
B.ç.b : İşte budur hocammm :) Tamam gidiyoruz...Şimdi napim ikinci vitese nasıl geçicez?
Kaslı : Şimdi duvara git vur...
B.ç.b : Duvar.. duvar nerde?!
Kaslı : Saçmalama şaka yaptım!

Bir Çeşit Ben o gün ilerdeki sürücü kursu hocasının kendisi gibi bir öğrencisi olacağı için çok şanslı olacağını düşündü. Evet Bir Çeşit Ben iki araba sürünce böyle havalanıyordu. İlerde nolacağını kimse bilemezdi.... Ve yolların ne tür bir bayan şoför göreceğini de...

14 Temmuz 2013 Pazar

Bu Sene Sooon Bi Yıl Sonraaaa...

Bir Çeşit Ben oruçla gelişen açlık duygusu yüzünden evde neye saracağını şaşmış durumdaydı. Günleri okuduğu roman, internet oyunları ve Hocaanım'ın deyimiyle vıt-vıt-vıt mesaj yazmak arasında geçip gitmekteydi. 

9 Temmuz 2013 Salı

Bu Yazı Emeklilik Sendromu Yaşayan Birey Barındırır !

Bir Çeşit Ben tatilini monotonluğa alıştırmaya çalışıyordu. Tüm gününü okuduğu roman, televizyon ve internet arasında mekik dokuyarak geçirmeye başlamıştı. Pijamaları bir çeşit üniforma olmuş, onunla bütünleşmişti. Halinden oldukça memnun, evde kimseye karışmadan sessiz sakin geçirirken kendini beklenmeyen bir patlamada buldu. Annesi Hocaanım garip davranıyordu...

6 Temmuz 2013 Cumartesi

Yolculuk Çileleri Vol:157890 Yanına Oturan Teyzeler

Otobüs yolculuklarında uyumak üzere tasarlanmış son model Bir Çeşit Ben insanıylayız.

Bir Çeşit Ben, İzmir maceraları sona erdikten sonra 18 saatlik Hatay-İzmir yolculuğuna çıkmak üzere yola koyulmuştu. Her yolculuktan önce okuduğu

4 Temmuz 2013 Perşembe

Kongre Amelesi Bir Çeşit Ben

Okullar kapandıktan sonra düzenledikleri PDR Kongresi için İzmir'de kalıp amele olarak çalışan Bir Çeşit Ben insanıylayız.

 Bir Çeşit Ben 3 gün süren kongre için İzmir'de kalmış koccaman bir hayat deneyimi edinmişti. Kongre başlamadan önceki gün katılımcılar için sertifika yazarak işe başlamıştı. Birinci sertifika, ikinci, üçüncü, ellinci.....

25 Haziran 2013 Salı

Evliya Çelebi'nin Torunları Olmalıydık

Bir Çeşit Ben tatile en yoğun haliyle giriş yapmıştı. Finaller de bitince öğrenciler İzmir'i terketmeye başlamıştı. Bir Çeşit Ben ve arkadaşları ise PDR kongresi adı verilen görünüşte işlevsel, özünde boş kongre için Buca
denen köyümsü semtte kalakalmışlardı.

Bir Çeşit Ben kongrenin mantığını ve nasıl yapılacağını anlamasa da ilerde bir deneyim olması için kalmaya karar vermişti. Finallerin ardından önce Kuşadası'na gitmiş ardından Antakya'dan ortaokuldan beri arkadaşı olan Beti'yi ağırlamıştı. Beti, Geveze'yle tanışan ikinci arkadaşıydı. Bir Çeşit Ben için Antakya'daki arkadaşlarının Geveze'yi sevmeleri çok önemliydi. Neyse ki Beti de Geveze'yi sevmişti. Bir Çeşit Ben'e annesiymişçesine "Onaylıyorum yavrum" cevabını vermişti. 4 gün boyunca Beti'yi gezdirmişlerdi. 

19 Haziran 2013 Çarşamba

B.Ç.B Kuşadası'da Objektiflere Yakalandı

Her magazin programında "xxx şarkıcısı tatilde eğlenirken görüntülendi" laflarıyla insanlar eğleniyor arkadaş nidaları atan Bir Çeşit Ben insanının harika tatil anılarındayız.

Bir Çeşit Ben ve arkadaşları PDR bölümünün ağır ödevleriyle ve psikolojiden bir gram anlamayan hocalarıyla baş ettikten sonra güzel bir tatili hak ettiklerine inanmışlardı. İzmir gibi bir yerde olup da tatile gitmemek ayıp olurdu.

20 Mayıs 2013 Pazartesi

Yatcaz Kalkcaz Yatcaz Kalkcaz Sonra?

Kaç yaşına gelirse gelsin stresli durumlarda karnına ağrılar giren panik insan Bir Çeşit Ben'in hayatındayız.

Bir Çeşit Ben uzuun ve yoğun derslerden sonra kendi içine kapanmış, duygu durumlarını içinde yaşamaya çalışmıştı. Ancak olaylar durmak bilmiyordu.

*Sınavlardan sonra güç bela Antakya'ya gitmeyi planlayan Bir Çeşit Ben, Varyemez'i de yanına almış ve Antakya yollarına düşmüştü. Aldıkları ahlardan mı, kör talihlerinden mi bilinmez şanssızlıkları peşlerini bırakmadı..

30 Nisan 2013 Salı

Ben'i Bu Güzel Havalar Mal Etti

Her sabah üst komşularının gürültüsüyle güne sinirle başlayan Bir Çeşit Ben insanıylayız.

Bir Çeşit Ben son zamanlarını okulundaki saçma sistemi sonuna kadar eleştirmekle ve verilen ödevleri istemeyerek yapmakla geçiriyordu. Verilen ödevleri önce kimin neden verdiğini düşünüyor sonunda bir çıkmaza giriyordu. Anladığı kadarıyla en başta bazı önemli insanlar, öğrencilerin gelişmesi için akıllıca uygulama fikirleri ortaya atmıştı. Ancak gel zaman git zaman insanlar hiiiç yaratıcılık kullanmadan bu fikirleri alıntı yapmış ve o akıllıca fikirler sadece birer prosedür olarak kalmaya mahkum kalmıştı. Böylece Bir Çeşit Ben, üniversite hocalarının yaratıcılıktan nasibini almayan, sıkıcı yaratıklar olduğuna karar vermişti.

Ödevler yoğunlaştıkça havalar da "Bıraaak ne ödevi çık gez" diyordu adeta. Güneş pırıl pırıl sırıtırken, sıcaklık ceketi gereksiz kılacak kadar artmıştı. Bir Çeşit Ben'e de herkese olduğu gibi bir mayışıklık gelmişti. İçinden hiç bir şey yapmak gelmiyordu. İnsanların "mallık" diye tabir ettiği şekilde boş boş bakmaya, oturduğu yerden kalkamamaya başlamıştı. Derslerde kendini plajlarda hayal etmeye başlamıştı. 

Tam Bir Çeşit Ben, bu derste olmama isteğini utanmadan sıkılmadan hocalara bile söylemeye başlamıştı ki yine oyalanacağı bir şeyler çıktı. O gün Oynak ve Ticari Abi eve çıkmaya karar vermişlerdi. Bir Çeşit Ben, en zor zamanlarında desteğini eksik etmeyen Oynak Çocuk için elinden gelen yardımı yapmaya kararlıydı. Oynak Çocuk, onun pervasız, kalbi durulmak bilmeyen çocuğuydu. 

Oynakların yeni evlerine gittiğinde kutu gibi küçücük,çok şeker bir ev buldular. Hiç beklemeden dört bir koldan evi temizlemeye başladılar. Temizlik şirketi çalışanları gibi şarkılarıyla türküleriyle temizliklerini yapıverdiler.

Sonraki gün ise Bir Çeşit Ben için önemli bir gündü. Hayatının tombiki, dışarıdan sert kalbi
yumuşacık sevdiceği Geveze'sinin kuzeni gelecekti. Bir Çeşit Ben, bu haberi aldığında kafasında tilkiler dönmeye başlamıştı. Geveze'sinin tanıyacağı ilk akrabasıydı bu. Eğer bu kuzen bir şekilde annesine-kardeşine birine Bir Çeşit Ben'den iyi bir şekilde bahsederse, o da bir ara diğerine bahsederse....Sonunda Bir Çeşit Ben'in o güzel bahsedilen hali ailede yayılır ve Bir Çeşit Ben gizliden gizliden aileye girmiş olurduu... Bu planlarla Bir Çeşit Ben bir çeşit Hürrem olmuş, Geveze ailesine girmek için entrikalar üretir olmuştu.

Geveze'nin kuzeni fotoğraflarda kendine has bir havası olan, irice bir insan evladı görünümündeydi. Bir Çeşit Ben planlarına uygun hareket edip onunla ters gitmemeye ve iyi bir izlenim yaratmaya karar vermişti. Sonra Geveze'si onu kuzeni Bağlanır'la tanıştırdı. Bağlanır görüntüsünün aksine ince duygulu, konuşmadan önce ne konuşacağını düşünüp planlayan, gönül işlerinde çok çabuk bağlanıp üzülebilen biriydi.

Bir Çeşit Ben, o gün her şeyi akışına bırakmıştı. Kendisi gibi davrandığında herşeyin kendiliğinden güzel gittiğini farketmişti. Bağlanır ve Geveze, uzun uzun çocukluklarını anlatırken çok eğlendi. Geveze'sinin ailede el üstünde tutulduğunu bir kez de Bağlanır'dan öğrenmişti. Hatta bir ara Bağlanır, Bir Çeşit Ben'i rafting için memleketlerine davet etmişti. Bir Çeşit Ben, bahaneler bulsa da içten içe çok gururlanmıştı.

Böylece ödevlerinden yorulan bünyesi yeni biriyle tanışmanın sevinci ve değişik bir şeyler yapmanın  mutluluğuyla bir nebze nefes aldığını hissetmişti.