24 Kasım 2013 Pazar

Sen Böyle Değildin .. Böyle Değildin...

Kafası sarhoş, düşünceli, gergin, asabi ve daha bir çok sıfata sahip Bir Çeşit Ben insanıylayız... Aslında Bir Çeşit Ben insanıyla değiliz.. Çünkü onu bu aralar tanıyamıyoruz sayın okur...


Bir Çeşit Ben son sınıf yoğunluğunu yaşamaya son hız devam ediyordu.Günler bir o kadar yoğun, bir o kadar anlamsızdı... PDR son sınıf öğrencilerinin her biri naptığını anlamadan yaşıyordu günlerini.. Her sene saçlarını bir gün olsun yapmadan gelmeyen kız bile ilk kez saç-baş dağınık hallerde görüntülenmişti. Son senenin gazabı ağırdı...

Bir Çeşit Ben in hayatında ise;
Önceki haftalarda Evdaş'ının annesi gelmişti. Evin içi hergün buraam buram deterjan kokularıyla dolmuştu. O hafta Bir Çeşit Ben anne evi ile öğrenci evinin farkını bir kez daha anlamıştı. Aylardır elinde yıkaması gerekip de yıkamaya üşendiği bluz sonunda kirli sepetinden çıkıp gün yüzü görmüştü. Mutfak dolapları taşındıklarından beri ilk kez boşaltılıp temizlenmiş, dolapların derinliklerinde gizli bir çok ev eşyası bulunmuştu. Evde ilk kez kirli sepeti ağzına kadar dolmuyordu. İki günde çamaşırlar yıkanıyor, kurutuluyor, özenle katlanıp yerlerine koyuluyordu. Ev için İLKLER art arda yaşanıyordu.

Sonraki hafta vizeler bir canavar gibi kapıdan göründü. Dahası Bir Çeşit Ben'in sevdiceği, kalbinin tombik prensi Geveze'sinin dedesi vefat etti. Geveze ani bir kararla sınavları umursamadı ve memleketine cenazeye gitti. Bir Çeşit Ben, Geveze'yi ilk kez o kadar üzgün gördü. Ölüm garipti. Aniden geliyordu ve kimsenin işinin, gücünün, önemsediği hiç birşeyin önemli olmadığını farkettiriyordu. Ölüm günü olan sınavlar, iş görüşmeleri hiç bir şeyin...

Vizeler devam ederken Bir Çeşit Ben son sınıfta da vizelere çalışmanın ne kadar anlamsız olduğunu anlamıştı. Ne kadar çalışırlarsa çalışsınlar hocalar mutlaka çalışmadıkları ya da çalışıp da çok da önemsemedikleri yerlerden sorabiliyorlardı. O vizeler Bir Çeşit Ben için apayrı bir stres oldu.

Geveze'si döndüğünde ise Bir Çeşit Ben için stresler birleşti, bütünleşti tortop bir şey oldu.
Vizeler + KPSS çalışamama stresi + Geveze'nin yoğun özlemi ....

Geveze döndüğünde cenazeye ilişkin travmalarını yoğun biçimde yaşayarak dönmüştü. Bir Çeşit Ben ilk günler böyle olacağını tahmin etmişti. Ancak olay beklediğinden de kötüydü. Geveze ona durmadan " Bana zaman ver" diyip durdu. Üstüne bir de "Sınav zamanları görüşmememiz gerekiyordu biliyorsun" türünden şeyler söyledi. Kendisine karşı bu kadar soğuk olmasını ummamıştı.

Sonraki günlerde Geveze'nin her sözü, her uzak davranışı, sevdiceğinin saçını okşasa bile yediği azar biriktiii birikti..

Haftasonu toplandıklarında her şey patlama noktasına geldi. Geveze sorunlarını arkadaşları arasında açınca son damlayı yaşadı Bir Çeşit Ben... Kendini uzun zamandır o kadar mutsuz hissetmemişti. Sorunlarını kendi aralarında konuşacaklarına dair anlaşmışlardı. O gece bir yıldır ilk kez Geveze'den kopmayı düşündü. Duyguları o kadar yoğundu ki eliyle tutabilirdi. Bu kadar mutsuz olan herşeyi fırtlatma isteği taşıyan kişi Bir Çeşit Ben olamazdı.

Akşam Gevezesi gönlünü almak için elinden geleni yaptı. Bir Çeşit Ben'in mutsuzluğunu anlamış olmalıydı. Türk delükanlısı edasıyla "Gel uleeeyn saçmalamayı kes" diyip elinden tutuverdi Bir Çeşit Ben'in. Tüm gece de bırakmadı. Gecenin sonunda bir kez daha tartıştılar. Bir Çeşit Ben gelecek kaygılarıyla yaptıkları tartışmaların hep boş olduğunu anladı. Dahası bütün tartışmalarında "bu senenin son sene olmasından kaynaklı birbirlerinden kopma" korkuları taşıdığını farketti.

Sınavlar bitinceye ve her şey düzene girinceye kadar Bir Çeşit Ben olabildiğince duygularına hakim olması gerektiğini anladı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme