11 Temmuz 2012 Çarşamba

İnsanın Olacaksa Motorlu Kuzeni Olacak

O gün Bir Çeşit Ben bir çeşit hallere girdi. Kimse hiiiç bir şey anlamadı.

Şöyle ki; Bir Çeşit Ben ve ailesi, Peder Bey'in köyüne gittiler. Peder Bey'in köyü tüm köyler gibi şehirden gelene 'Bu kim ki? Kimin nesi?' bakışlarının yöneltildiği bir köydü. Bir Çeşit Ben oraya gitmeyi küçüklüğünden beri çok seviyordu. Evde yapamadığı bisiklete binmek, çamurla saçma sapan şeyler yapmak, meyve-sebze toplamak gibi köy hayatına özgü her şeyi yapabiliyordu. Bir yemenisiyle çalvarı eksikti.

Bu gidişlerinde ise bambaşka bişi yaptılar. Bir Çeşit Ben'in kuzeni Kaslı onu motorla gezmeye çıkardı. Kaslı Bir Çeşit Ben'in biiiir sürü kuzeninden en az konuşanı-en çok düşüneniydi. Yemek yerken yemeğe odaklanıp sorulara cevap bile vermemesi aile içindeki en büyük dalga konusuydu..
Kaslı, Bir Çeşit Ben'in yalvarmalarına dayanamayıp bir celtilmenlik yapmış ve köylülerin yine o şaşkın bakışları arasında motorla gezmeye çıkmışlardı. Bir Çeşit Ben bir ara "KENDİSİ KUZENİMDİR!" yazan bir pankart asmayı bile düşündü. Kaslı, Bir Çeşit Ben'in dolduruşuna gelip son hız sürdü motoru. Bir Çeşit Ben o an 'Canın sıkıldığında böyle motorun olcak çekip gidecen işte' diye düşündü. Sonrasında Kaslı onu manzaralı bir uçuruma götürdü. Aşağısı bildiğin uçurumdu ama etraf öyle güzeldi ki... Kayalarda biraz oturdular. Kaslı aslında konuştuğunda sohbeti güzeldi ama zor olan konuşturmaktı işte. Ama o gün Bir Çeşit Ben şanslı günündeydi.

Sonraki gün ise tek bir olay moralini bozabilmişti... Günün başlagıncında her şey güzeldi. Kalabalık bir aile, kahvaltı sofrası, susmayan çeneler falan.. Kahvaltıdan sonra, ki bu öğlene denk gelmişti Bir Çeşit Ben oyun havaları açıp heeerkesi oyuna davet etti. Kalabalığın diğer bir güzelliği de buydu. Oynayacak biiiir sürü insan,komik figürler falan.. Bir Çeşit Ben o kadar güldü ki... Bir ara elinde telefonu, dinleniyordu. Bir anda telefonu yanına fırlattı. Kuzeni Mıymıntı Kız şaşırdı. Bir Çeşit Ben öylece kalktı gitti. Odada gözünü bir noktaya dikti.Oturdu öylece. Bir ara aklına Göksel'in Depresyondayım klibi geldi. Dolaba saklanışı falan.. Büyük ihtimalle içerdekiler de onun depresyonda olduğunu düşünüyordu. Halbuki onun sadece biraz sakinleşip unutmaya ihtiyacı vardı. Hiçbir şey okumadım, görmedim diye inkar süreci yaşıyordu kendince.

Bir saat sonra annesi Hocaanım'ın Mıymıntı'ya ve kardeşi Depresan'a nolduğunu soran sesini duydu. Umursamadı. Önce rehber öğretmenlik yapan kuzenini gönderdiler. Bir Çeşit Ben 'bir şey yok yaa..' dedi.. Sonra Mıymıntı'yı, Depresan'ı... Evde çok kişi olunca gelen giden noldu diyordu. Bir Çeşit Ben'in ağzındaki 'Bir şey yok yaaa' türküsünü kimse dinlemedi. Bir Çeşit Ben sadece bir ara arkadaşı Betele'yi aradı konuştu. Sonrasında yine transa girer gibi oturmaya devam etti. Durumu gören Kaslı çocuk avutur gibi onu bir kez daha motorla gezmeye çıkardı. Bir işe yaramasa da Bir Çeşit Ben ailesi için içinden şükretti. İnsanın olacaksa motorlu bir kuzeni olacaktı, her canı sıkıldığında çıkıp gezdirecekti :p

Geldiğinde Bir Çeşit Ben bir top alıp tüüm çocukları topladı, yorgunluktan ölene kadar top oynadı. Kimse nolduğunu anlamadı, Bir Çeşit Ben de anlatmadı. Öylece, kendince eğlendi durdu...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme