22 Temmuz 2012 Pazar

Dostumsuun Çikolata Dostumsun Limonata

Orucun midesinde yarattığı boşlukla yutkuna yutkuna reklamları izleyen Bir Çeşit Ben insanını incelemeye devam ediyoruz.

Ramazan gelmiş hoşgelmiş, iftar yine zor gelmişti. Tamam mani olayını ramazan davulcularına bırakmak daha iyi olabilir... Ramazanın ilk gününü Bir Çeşit Ben tam tamına 20 yıllık arkadaşı olan Kara Böcük'ün yanında geçirmişti. Kara Böcük nerdeyse doğduğundan beri yanındaydı. Erkek olsa beşik kertmesi falan olurlardı, o derece...
Bir Çeşit Ben ve Kara Böcük'ün oldukça değişik bir arkadaşlıkları vardı. Bir Çeşit Ben ve ailesi ne zaman Kara Böcük ailesinin yanına gitseler Bir Çeşit Ben ve Kara Böcük kavga eder küser, eve vardıklarında telefon eder barışırlardı. Ergenlik çağına geldiklerinde oaly daha saçma sapanımsı bir hal almıştı. O gün Bir Çeşit Ben ve Kara Böcük tek başlarına tüm günü evde geçirmişlerdi. Sonra yine karınca kararınca dencek miltarda bir sebepten ötürü küsmüşlerdi. 3 saat boyunca tek bir odada tek kelime konuşmamışlardı. En son;
B.ç.b: Kara Böcük naaan ben acıktııım!!
Kara Böcük: Ben de tam onu dicektim makarna yapalım mı :D

Yaş 18 olunca anlamışlardı ki dostluk öyle kolay bulunur bir şey değildi. Bulunca yapışcaktın
bırakmayacaktın öyle bir meretti... Yolda gördükleri yaşlı iki
teyzeyi kendilerine benzetip "Kııııs yaşlanınca böyle oluruz inşallah ha ahretlikkk deris birbirimize" diye hayaller kurar olmuşlardı.

Yaş 20 olmuş, Bir Çeşit Ben de Kara Böcük de farklı hayatlar ve farklı insanlar tanır olmuşlardı. İkisi de sevmiş, sevilmiş, vazgeçmiş, vazgeçilmişti. Kara Böcük yeni bir ilişkiye başlamıştı. Görüntü olarak kendisi gibi olan Kara Enişte huy olarak daha ağır, daha kıskanç, daha maçoydu.. Yine de Kara Böcük ve Kara Enişte evliliği düşünen çok şeker bir çift olmuşlardı. Bir Çeşit Ben öyle çok şaşırıyordu ki.. Evlilik dediğin aşırı ciddi bir olaydı. Tamam sevgilini ailenle tanıştırırdın, ailesiyle tanışırdın, mutluluktan havalara uçardın da YA SONRA?

Sonrasına dair Bir Çeşit Ben'in hayal aleminde bir şey canlanmıyordu. Bir Çeşit Ben bunları düşünürken Kara Böcük o konuşkan kişiliğiyle yine bir şeyler anlatıp duruyordu.. Konu yine Kara Enişteyle ilgiliydi. Kara Böcük gözlerinde mutluluk pırıltılarıyla Kara Enişteye dair bir anısını anlatıyordu. "Vay beeh" dedi Bir Çeşit Ben "Ben de durmadan Geveze'yle ilgili konuşuyordum. Zaman çok hızlı geçiyor." diye düşündü. Zaman hızlıydı. Lisede "aaahh ah" diye platoniklerini anlatan, elinde çıt çıt sevgilisiyle mesajlaşan ergen haller bitmşti. Şimdi birine bir şey hissederim diye fareden korkan fil gibi korkuyordu.

Kara Böcük normal olarak Bir Çeşit Ben'i Kara Enişte'ye de anlatmıştı. Bir Çeşit Ben için TEK DOSTUM demişti. Bir Çeşit Ben bunu öğrenince bir sevinmişti, bir gururlanmış, bir havalara girmişti :p

Bir Çeşit Ben böylece yemekler yaparaktan, badeler süzerekten 3 gününü Kara Böcüküyle geçirdi. O arada yemek yapabilme gibi bir şeye alıştığını farkedip bir tencere pilav ve 2 tepsi poğaça eserlerini ortaya koydu. Ve kendini şef ahçı ilan etti..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme