2 Eylül 2013 Pazartesi

Çakma Muhteşem YY. Çekimleri

Bir şeylere üzüldüğünde su içip geçmesini bekleyen Bir Çeşit Ben insanıylayız. (Hıçkırık mı bu demeyin şansınızı deneyin :P)

Bir Çeşit Ben okullar kapandığı andan beri tatile çıkma hayalleri kuruyordu. Hayalleri yarı yarıya gerçekleşti ancak evren hayallerini pek de iyi dinlememiş gibiydi.

Bir Çeşit Ben ve ailesi bayram bittikten sonra Afyon'a gitme planları yapmışlardı. Teyzesinin (Ona cadaloz, süpürgesiz cadı ve cazgır kelimelerinin birleşimi olarak Cazgır Cadı diyebiliriz) Afyon'da termal otelde aldığı bir odada kalacaklardı plana göre. İki oda, amerikan tip mutfak, havuzu bulunan bir banyo ve iki aile! Gerilim, entrika ve diğer korkunç her şey...

Bir Çeşit Ben kendini bildi bileli teyzesi Cazgır Cadı'yla yıldızları barışmamıştı. Cazgır Cadı, kısaca büyüdükçe ruhen küçülen bir karaktere sahipti. Feci duygusal, feci alıngan biriydi. Bir hali bir halini tutmayan halleri Bir Çeşit Ben'i, Peder Bey'i, Depresan'ı ve Çirkin Kral'ı çileden çıkarırdı. Ancak annesi Hocaanım kardeştir diyip orta yolu bulmaya çalışırdı. Bir Çeşit Ben küçükken Cazgır Cadı'nın kızı Havuç Salatası'nın başına gider "İnşallah büyüdüğünde aynı bana benzersin de annen de benle uğraşmak neymiş görür" diye dualar ederdi. Yıllar geçtikçe Havuç Salatası gerçekten de Bir Çeşit Ben gibi davranışlar sergilemeye başlamıştı.

On günlük Afyon tatili Bir Çeşit Ben ve ailesi için korkunç geçti. Cazgır Cadı kendisiyle ilgili olmasa bile her lafa atlayıp "Neymiş, nolmuş?" diye sorup durdu, yetmedi kendini her yalnız hissettiğinde Havuç Salatası'na "Kızııım hadi gel, git, şunu yap, bunu yap" diyip durdu. Artık yavaş yavaş yaşlanmaya başlayan ve sinirlenmemek için Cazgır Cadı'ya çok bulaşmamaya çalışan Peder Bey'in bile sözlerine alınganlık yaptı.

Evde bir çeşit muhteşem yüzyıl çekimi yapılıyordu sanki. En az Cazgır Cadı kadar cazgırlaşabilen kardeşi Depresan'ın hiç bir lafın altında kalmamasıyla kendine hakim olamadığı görüldü. Cazgır Cadı çekimlere uygun olarak gülümserken laf soktu. Depresan'ın huyu ise gözlerini sonuna kadar açarak cevabını vermekti. Böylelikle filmleri aratmayan bir tatili kimse kimseyi öldürmeden güç-bela bitirdiler.

Bütün bu gerilime ise Bir Çeşit Ben ancak ve ancak sevdiceği Geveze'nin yanına gidebilme hayalleriyle dayanabildi. Büyük şans eseri ailecek Antalya'ya gideceklerdi. Bir Çeşit Ben dualar etmiş, hayaller kurmuş, Evren'e mesajlar göndermişti. Dahasını bilse onu da yapacaktı.

Evren o kısmı gayet iyi anlamış tam hayallerindeki gibi harika iki gün geçirmesini sağlamıştı. Bir Çeşit Ben sevdiceğinin memleketini iyice incelemiş, gezdirdiği her yeri belleğine kazımıştı. Ama en güzeli sevdiceğine doyasıya sarılarak iki aydır biriktirdiği özlemi giderebilmişti.

Bundan sonraki tatiller ve Cazgır Cadı gerginliklerinin nolacağı ise yine meçhuldu...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme