10 Ekim 2012 Çarşamba

Platonizimli Haller Bunlar

                                                                                                                            müzik de dinle :)
Bir Çeşit Ben kepçe, İzmir kazan durumları devam ederken; Bir Çeşit Ben insanının ruh halini incelemeye devam ediyoruz.

Bir Çeşit Ben o günlerde arkadaşı Oynak Çocuk'la sorunlar yaşıyordu. Oynak o ara "Emre Aydın" moduna bağlamış, melul melul dolanıyordu. Esprileri yavan, gülücükleri, şakaları ve konuşmaları sahteydi. Oynak Çocuk'un huyu buydu; mutsuz oldukça mutlu rolü yapardı. Yüzündeki ifadeyse bas bas "Mutsuzum uleen" diye bağırıyordu. 

O gün ise Bir Çeşit Ben sabrı bıraktı, isyana geldi. O sabah Bir Çeşit Ben gıcıklık için Oynak Çocuk'a takılıyordu.Laf sokuyordu, dalga geçiyordu. Normal şartlar altında (n.ş.a'da) Oynak çocuk bunlara güler geçer "Eğlensin gariban" tavrında karşılık verirdi.Oynak birden alınganlık şoku verilmiş gibi bir irkildi ve sokağın ortasında bağırmaya başladı. Bir Çeşit Ben şaşkınlık içinde bakakaldı. Sonra da sinirle çekti gitti.

Gün boyu Bir Çeşit Ben, Oynak Çocuk'a bakmadı bile. Oynak Çocuk her zaman yaptığı gibi olayı unutturmak için şakalarla Bir Çeşit Ben'e takıldı. Ama Bir Çeşit Ben, bir çeşit öfke fırtınasıyla bu tavırla daha da sinirleniyordu.

Akşam Oynak Çocuk dayanamadı, Bir Çeşit Ben'i aradı. Yine şakalar yine şakalar... Bir Çeşit Ben hırsa geldi, makinalı tüfeğe bağlamış gibi başladı: 
"Oynak, sen varya herkese böyle yapıyosun..
Olayı öyle şakalarla kapatmaya çalışacaksan hiiiç konuşma
Zaten o gün de şöyle demiştin
bla bla bla"

Oynak en son derin bir nefes aldı. "Senle yüzyüze konuşalım en iyisi" dedi.
Bir Çeşit Ben gittiğinde kırmızıyı unutmuş boğa misali sakin ve rahattı. Oynak da adam akıllı özrünü diledi. Ve aslında bu melul ve dengesiz hallerinin neden olduğunu da açıkladı ki; durum korkunçtu. Oynak aşk acısı çekiyorduuu! (Arkada bir gerilim müziği hayal et)
Oynak Çocuk tam bir Türk filmi klasiğinde "Çok güzel bir kız değil, hatta soğuk bir şey. Onu görmediğimde tamam bıraktım bu işi, uğraşmıcam diyorum. Ama onu görünce bir şey çekiyor sanki anlamıyorum." demişti. Sonrasında devam etti. Anlattığına göre Oynak Çocuk, tam bir cesaret örneği sergileyerek gitmiş kıza "Konuşabilir miyiz" demişti ve girmişti söze. Kıza sebeb-i ziyaretini söyleyip ilan-ı aşkını da etmişti. Bu cesaret örneği ise buz dağına çarpan Titanik olmuş, batıvermişti. Kız, bir sevgilisi olduğunu söylemişti. Mesajlara tepki vermemesi, konuşmaması hep bundandı...

Bir Çeşit Ben "Ayyyy kıyamam yaaa.. Ama afferin sana çocuk. Valla bak.. Duygularını o saçma salak şakalarla örtmeyi bırakıp kızla yüzleşmişsin. İnsanlarla ciddi konuşmayı öğrendin sen yaaaav" diye vermişti gazı.

Sonraki günlerde ise Oynak daha kötü hallere girmişti. Bir Çeşit Ben, Oynak'a ne olacağını bilmiyordu. Bir çare de bulamıyordu. Ama Oynak'ın canı sıkıldıkça dengesizliklerden dengesizlik seçeceği belliydi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme