3 Ekim 2012 Çarşamba

Bu Ne Dünya Kardeşim Küsen Küsene

Bir Çeşit Ben'in İzmir'deki sefil öğrenci evinde de günler olaysız geçmemeye kararlıydı. Bir Çeşit Ben o gün yaşadığı gerginlikten sonra buna emin oldu...

Uzun zamandır Bir Çeşit Ben'in Evdaşlarından biri ve Oynak Çocuk küslerdi. İki taraf da bu küslükten çok kötü etkilenmiş, kendilerini yalnız hissetmişler ama bir türlü kamuoyuna bunu belirtmek istememişlerdi. Halbuki ikisinin de huzursuzlukları yıl boyu yüzlerinden okunmuştu. Oynak Çocuk, Ramazan'ı da fırsat bilerek bir adım atmış ancak beklediği karşılığı görememişti. Ama barışmak için yapacaklarının bu kadarla kalmayacağını da belirtmişti. Hatalı olduğunun farkındaydı. Bir Çeşit Ben'in tanıdığı kadarıyla ise Evdaş öyle kolay affedecek biri değildi. Yine de ne olacaksa olsun diyordu içinden.


O akşam Bir Çeşit Ben evde tek başına sıkılıp Oynak Çocuk'un yanına gitti. Sokaklarda öyle boş boş dolaştılar. Oynak Çocuk esasen çok komik biriydi. Hep gülerdi. Hatta derdi olduğunda belli etmemek için daha çok gülerdi ve derdini saklamaya çalışırdı. 

Dönüşte Bir Çeşit Ben baktı ki Oynak Çocuk evin önüne gelmelerine rağmen gitmiyor. Daha önce defalarca anlattığı şeyleri baştan anlatıyor... Bir anda durup "Konuşacaksın dimi o yüzden gitmiyosun?" dedi. Oynak da yine gururundan ağzında geveledi "Eh yani olabilir" 

Bir Çeşit Ben, bir çeşit güzin abla edasıyla yaklaştı olaya:
"Ya hatalı olduğunu biliyosun. Ama gidip de naber lan falan diye olayın üstünü kapatmaya çalışma. Otur yanına söyle hatalıydım diye. Bu büyüklüktür sonuçta. Böyle durumlarda oturup ciddi ciddi konuşman gerekir." dedi. 

Oynak Çocuk çok kararlıydı konuşmak için. Ama Bir Çeşit Ben, kavga çıkmasından korkuyordu. 
Eve geldiler. Evdaşı odaya geçti. Bir Çeşit Ben ve diğer Evdaşı gerginlik içinde beklemeye başladılar. Oynak Çocuk gidip kapıyı çaldı. Evdaş dediğim dedikti. Kapıyı açmadı ve konuşmak istemediğini belirtti. 
Oynak Çocuk "Açsana" falan diye çok dil döktü. Evdaş tınlamadı. Oynak, Bir Çeşit Ben'in yanına geldiğinde hala gülüyordu ama bu gülüşün sahte olduğu o kadar belliydi ki...O an Bir Çeşit Ben'in içinden Oynak Çocuk'a sarılmak geldi, ama onu da utandırmak istemedi. Çok üzülmüştü bu duruma. İçinden "Kıyamam yaaa" diyip duruyordu. 

Oynak Çocuk umudunu yitirip gittiğinde Evdaş geldi. Bir Çeşit Ben'le konuşmak istedi. Bir Çeşit Ben olabildiğince tarafsız davranmaya çalıştı. "İkiniz de mutsuzdunuz bence. Anında affet diyemem ama bu küslük omuzlarında yük yapıyor; sana da yazık" dedi. İçinden de "Vay beee ne konuşurmuşum bana bak sen" diye şaşırdı kendine :D Evdaş açıklamaya çalıştı. "Benim de yapım böyle biliyosun, affedemem" dedi. Oynak'a  çok kırıldığını ve içinin şu an daha rahat olduğunu söyleyince Bir Çeşit Ben için söyleyecek bir şey kalmamıştı. 

Oynak eve gidince şu şarkıyı paylaşmıştı. İçinden neler geçirdiği belliydi...O gün tüm ev halkı için çok gergin bitmişti. Kimse daha fazla yorum yapmasa da evde elle tutulur bir gerginlik kalmıştı. Bir Çeşit Ben, insanların bazen ne büyük hatalar yaptıklarına, bazı insanların güçlü olmak uğruna ne büyük yükler taşıdığına şaşırdı.. Günlerin ne getireceği belli değildi ama galiba Oynak Çocuk ve Evdaş'ının arkadaşlıkları için pek de umut kalmamıştı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme