18 Ekim 2012 Perşembe

Bin Dost Az, Bir Düşman Fazla

Açken insanlıktan çıkan, konuşmaya mecali kalmayan insan çeşidi Bir Çeşit Ben'leyiz..

Bir Çeşit Ben üniversiteye gideceği yıl, içindeki ruhani duyguları derininden hissederekten üniversite için dualar ediyordu:
"Allam şöle kalabalıkçana bi grubum olsun.. Kızlı erkekli... Durmadan gezelim"

O grup ciddi ciddi oluştu, gezdi tozdu... Sonra bi sarsıldı.. Dağılır gibi oldu..

O gün ise tüm küslükler unutulup tüm arkadaşlar yine bir masada buluştu. Bir Çeşit Ben hariç... Bir Çeşit Ben kafasındakiler yüzünden gidemedi yanlarına.. Nedenini bilmiyordu ama yalnız kalmaya ihtiyacı vardı. Kötü hissetmesini istemeyen Varyemez de Bir Çeşit Ben'deki bu havayı hissedip üstüne gitmemeye çalışıyordu.

Günün sonunda kafasını toplamaya çalışmış, kimseye bir şey belli etmeden onların yanında yer almıştı yine. Mutluydu. İnsanlar birbirleri hakkında ne düşünmüş olurlarsa olsunlar yine bir araya gelebilmişlerdi.

Akşam ise bu bir adım daha ileri gitti. Evdaşı durduk yere gelip "Bişi dicem" diye koca bir merak uyandırdı. Söylediğine göre Oynak'la barışmak istiyordu. Bunun için de Bir Çeşit Ben'in Oynak Çocuk'u çağırmasını istiyordu. Emireli çeşit ben aman siz normale dönün de diyerek denileni yaptı.

Gecenin sonunda Oynak ve Evdaş mutlu mesut geldiler. Rahatlamış görünüyorlardı. Aylardır süren küslük bir buçuk saatlik konuşmayla bitmişti. Bu kadardı yani. Bu kadar kolay ve anlamsız.. Bir Çeşit Ben onları mutlu gördüğüne çok sevinmişti. Oynak Çocuk yine rahatça evlerine giriyordu. Ama o kadar zaman kıramadıkları gururları yüzünden saçma sapan bir durum oluşturmuşlardı. İnsanları anlamak zordu... İlerde nolacağı da belli değildi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme