16 Ekim 2012 Salı

Kaçma Kaçma Kaçma..Kaçmadan da Olur İşte

Gururuna yenik düşüp hayatında bir kere bile "Öğrenciyiz abi bir indirim yap" diye pazarlığa girmeyi başaramamış Bir Çeşit Ben insanıyla devam ediyoruz.

Bir Çeşit Ben o günlerde yine Güzin Ablalığa girişmişti. İnsanları dinlemeyi seviyordu. Ama insanları dinledikçe uzun süredir kendini dinlemediğini de farkediyordu.

Bir Çeşit Ben o gün eve gittiğinde Evdaşı'nın İzdivaç programı izlediğini ve iç geçirdiğini gördü. Ne olduğunu sorduğunda aldığı cevap onu şoke etti..
"Bir Çeşit Ben yaaa... Kadın 42 yaşında hiç evlenmemiş ya bende böyle olursam?" bu laf karşısında ne diceğini bilemeyen Bir Çeşit Ben olaya tamamen farklı yaklaşmış ve

"Kız yazık bu insanlara yaa.. Düşünsene bu insanlar yalnız ve bu programı yapanlar bu insanların yalnızlıkları üzerinden para kazanıyorlar..." 
Sonrasında Evdaşı ve Bir Çeşit Ben kendi fikirlerini savundular.. Evdaşına göre Bir Çeşit Ben yalnızlık nedir bilmezdi. Sanki Bir Çeşit Ben her hafta bir sevgili değiştiriyordu...Bir Çeşit Ben için o program bir çeşit işkence oldu.. Evdaşsa evde kalma korkularını dile getirdi durdu..

Onun dışında Oynak Çocuk, yalnızlık hissediyordu ve Bir Çeşit Ben'le Varyemez'e nerdeyse her konuda alınıyordu.. Bir Çeşit Ben nefret ediyordu alınganlık olayından.. Ama o günlerde onu da idare etmeleri gerekiyordu.
Varyemez ise kendisine XL gelen ilişkisinden kurtulma çabalarındaydı. Yaşı büyük ama duyguları ağır sevgilisi, Varyemez'e gelecek planlarından bahsedip, kıskançlıklarla onu boğunca Varyemez Pembe Kafa alışmaya çalıştığı ilişkisinden ümidi kesmişti. Ancak kendisine kesinlikle hiç bir zararı dokunmamış birine bir anda "Ayrılmak istiyorum.. Sorun sende değil bende" cümlelerini sıralamak o kadar da kolay değildi... Üstelik eskilerden beri bir türlü ulaşamadığı Kurbat da bu konuda etkiliydi.. Ve enişte olcak kişilik Varyemez'in duygularının Kurbat'ı görmesinden etkilendiğini düşünüyordu da...

O ara Bir Çeşit Ben lise arkadaşlarını, eski yurt arkadaşlarını görüyordu. Onları da dinliyordu. O gün liseden arkadaşı Arap, Bir Çeşit Ben'in dersine girmişti. Ve o gün Bir Çeşit Ben tesadüfen güzel giyinmişti. Tabiki magazin spikeri kafasındaki insanlar direk sorulara başlamıştı
"Bir Çeşit Ben, bu çocuk kim?"
"Hayrola sen bugün bir bakımlısın sanki? Arkadaşın da gelmiş?" 
Bir Çeşit Ben insanların bu kadar çabuk yargılamalarına çok şaşırmıştı.. Birileri hakkında senaryolar yazmak bu kadar kolay olmamalıydı.

O akşam Bir Çeşit Ben ve Varyemez Pembe Kafa, İzmir'in o güzel denizine karşı oturup uzuuun uzun konuştular.Varyemez kendisini yargılamadan dinleyen Bir Çeşit Ben'e destek olmak istiyordu. Ancak Bir Çeşit Ben hep "iyiyim" diyordu. 

Varyemez'e göre Bir Çeşit Ben kendiyle yüzleşmeliydi. Herkesi dinlemesi iyiydi ama kendisini dinlemeyi unutuyordu.. Ciddi anlamda Bir Çeşit Ben yaklaşık 5 aydır durmadan insanlarla konuşuyordu, durmadan dinliyordu, gülüyordu ve herkese "Ben iyiyim" diyordu. Fakat bir an olsun kötü düşünceleri ya da hissettikleri hakkında düşünmemişti. Herkes geçen senenin sonunda biten ilişkisi hakkında bir şeyler soruyordu ya da bir şeyler hatırlatıyordu. Gezgin Çocuk, Antakya'daki arkadaşları ve nerdeyse herkes...Hiçbir olaya merak duymayan Gamsız bile Varyemez'e Bir Çeşit Ben'i sormuştu.  Betelesi  "Ee her konuda konuştuk..Ailen, arkadaşların..Diğer konu?" diye hatırlatmada bulunmuştu..Bir Çeşit Bense bir çeşit şizofren edasıyla yaşananlar başkasının başından geçmiş gibi herkese yarım yamalak cevaplar veriyordu. Ancak bu inkarlar ve ertelemeler omuzlarında bir baskı yaratıyordu.Sanki içinden bir ses ardında durup kendisini çekiştiriyordu. O gün Varyemez Pembe Kafa;
 "Bak" dedi "Kendini dinlemekten korkma, hissettiklerinle yüzleş..İlk geldiğimizde olanlar yüzünden öfkeliydin ama şimdi öfkeli değilsin peki ne haldesin?" demişti. 

Bir Çeşit Ben bilmiyordu..Hiç düşünmemişti..Öfkeli değildi, kimseye kızmıyordu. Ne hissettiğini bilmiyordu. Bir şeyler görüyordu, dinliyordu hatta rüyalar görmüştü bu biten ilişkiyle ilgili.. Rüyalarında çok mutluydu Geveze.. Hatta kendisiyle acımadan dalga geçiyordu. Rüya tabirleri bunun tersine işaret etse de Bir Çeşit Ben onun gerçek halini kimseye sormamıştı.

O gece Bir Çeşit Ben kendini rahatlatmak için bir şeyler anlattı ama hala bir şeylerin eksik kaldığını farketti. Hissettiklerini anlamıyordu. "Ben böyle hissediyorum" demekten korkuyordu.. Yanlış hissetmekten korkuyordu.. Hislerin doğrusu yanlışı olur mu onu da bilmiyordu...Yine düşünmedi ve erteledi. Bir gün bu erteleyişlerinin patlamasından da korkuyordu.

Bir Çeşit Ben yine kaçarcasına bayram tatiline güveniyordu. Varyemez'in deli olacağını bilse de inatla "Amaan bir kaç gün sonra eve gitcez ne önemi var?" diyordu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme