2 Ekim 2012 Salı

Kibirli Değil Sıkıntılı


Uydu bulup, ilk olarak çizgi film kanalı Cartoon Network izleyen öğrenci kişisi Bir Çeşit Ben'i incelemeye devam ediyoruz..

Bir Çeşit Ben ve Evdaşları o gün, o karıncalı mı karıncalı eski TV'leri için uydu almaya gittiler. Böylece bir kaç kanal yüzü göreceklerdi... 

Tamirciye gittiklerinde Bir Çeşit Ben başka bir dünyaya girmiş gibi hissetti.. Alet takımları falan.. Çok garipti. Herşeyi inceledi, ne işe yaradığını tahmin etmeye çalıştı. Bir Çeşit Ben, bir ara tamirci çocuğun ellerine baktı. Hızlı hızlı kesiyordu kabloları falan..Elleri de sırf damardan oluşuyordu sanki... Bir Çeşit Ben böyle eli işe yatkın insanlara bayılıyordu. Kendisi beceremezdi öyle şeyleri. İş eğitimi dersinde de ya arkadaşına ya babasına yaptırır hallederdi olayı... Böylece millet bir kaç tahta boyamayı öğrenirken; kendisi insanlara işlerini nasıl yaptırabileceğini öğrenmişti. 

Bir Çeşit Ben için hayat geçen yıldan daha yoğundu. Her gün başka bir iş, başka insanlar... Ancak okul korkunç derecede sıkıcı geliyordu. Lisede de okul kapısından girer girmez uykusu gelirdi zaten. Okula karşı fobi diye bir şey varsa Bir Çeşit Ben kesinlikle onu yaşıyordu. Okuldan sonra yerinde duramıyordu. İnsanlar aynıydı, ortamlar aynıydı. Sıkılıyordu. O gün Gamsız "Ne bu havalar?" diye yargılayıvermişti Bir Çeşit Ben'i. Demek ki dışardan bu can sıkıntısı kibir gibi görünüyordu. Halbuki Bir Çeşit Ben sadece duramıyordu. Bir yerde on dakikadan fazla durmak boğuyordu sanki onu.. Kışın o kapalı yerlerde ne yapacağına dair hiç bir fikri yoktu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme