10 Ocak 2013 Perşembe

Memleketimden Sınav Manzaraları

*Not kağıtlarıyla bütünleşen sınav mağduru yaratıklardan Bir Çeşit Ben'in hayatındayız.

*Bir Çeşit Ben için sınav zamanları en çetin halleriyle geçmekteydi. Bir türlü odaklanamayan, odaklansa da 15 dakikadan sonrası hakkında okuyup yazdıklarına dair bir fikri olmayan Bir Çeşit Ben sınav zamanlarında bir yerlerde ölü bulunmaktan korkar olmuştu. 

*Her öğrenci gibi o da kendini nescafe olayına alıştırmış ve utanmasa "Bi' kahve?" diye komşu çocuklarına mesaj atacak hale gelmişti. 

*Stok yaptığı bisküviler ve odanın değişik yerlerinden çıkan dipleri kurumuş kahveli kupalarla odası yeni bir dünyaya dönüşmüştü. 

*Onun dışında sınav haftası insanlara karşı yine bir yabancılaşma, yine bir özlem duyduğunu farketmişti. O gün Oynak Çocuk'la uzun zamandan sonra konuşma fırsatı bulmuştu. Onda da kendilerini Fromm, Bandura ve Skinner gibi kendini psikolojiye feda eden amcalara adayıp özlemlerini giderememişlerdi. Bir Çeşit Ben garip bakış açısıyla bu amcalar hakkında Oynak'a farklı yerlerden sorular yöneltmiş, Oynaksa onu "sallamak,uydurmak" ve daha birçok çirkin sözle itham etmişti. Ancak sınavdan sonra bir kez daha "iki elin sesi var"daki ikinci el olmuştu Bir Çeşit Ben. Oynak Çocuk "Bir Çeşit Ben'cim cannııım" diye koşar adımlarla gelmiş Bir Çeşit Ben'in alnına şappadanak bir öpücük konduruvermişti. Farklı bakış açısındaki farklılığın sınavda Oynak'a yaradığını anlayan Bir Çeşit Ben tüm mütevazılığını korumuş ve övünmemek için kendini tutmuştu.

*PDR sınıfı kızları o hafta, sınav haftasındaki tüm üniversite öğrencileri gibi, aşırı paspal hallerde boy göstermişti. Utanmasalar pijamalarıyla gelecek olan bu kızlar, gözlerindeki yarım kiloluk şişlikler, bi gram makyajdan nasibini almamış suratlarıyla yeni birer canlıya dönüşmüşlerdi. Her biri stres ve kaygının etkisiyle yeni sivilcelere merhaba demişlerdi. 

*Üniversitenin 3.yılında derslere olan gamsızlığı nedeniyle Bir Çeşit Ben "BÜT" kavramıyla da tanışmıştı. Bir Çeşit Ben, uzun bir zaman tatil yüzü görememe fikrine kendini alıştırmaya başlamıştı.

*Çalışma konusunda bir türlü uyum sağlayamadığı Evdaşları ise bir çeşit çalışma makinesine dönüşmüşler, evin içini mırıl mırıl sesleriyle ders ibadethanesine çevirmişlerdi. Onları duyan Bir Çeşit Ben suçluluk ve utanç duyguları yüzünden diplerde seyreden motivasyonunu tamamen bitirmişti.

*Sonu görünmeyen sınavlarda hala arkadaşlarına zaman ayırma derdinde olan Bir Çeşit Ben'in sonunun ne olacağı belirsizdi.

2 yorum:

  1. Vizesi düşük olanların bütler işine yaramaz. Bkz: Pera!

    Ve son olarak da kurumuş kahve kupaları, ne kadar tanıdık. Ve filtre kahveye alışınca insan nescafe içemiyormuş bu yazında bunu anımsadım.

    Bütler candır, ama yaz okulu da olmalı. parasıyla değil mi? diye isyan ediyorum.

    (pera bu sene ders ekmenin bedelini yaz tatilini plajda değil, okulunda geçirmek istiyor.)

    YanıtlayınSil
  2. Uff hadi yaa.. hiç mi umut yok :)

    Öyle filtreli falan başlayamadık biz gayet nescafe nescafe takılıyoruz napalım :)

    Pera'ya selam olsun diyip bitiriyorum :)

    YanıtlayınSil