28 Ocak 2013 Pazartesi

Kadın ile Erkek Her Yerde Aynı

Soğuklar yüzünden çatlayan dudaklarıyla inatlaşıp habire ısıran Bir Çeşit Ben insanındayız.

Bir Çeşit Ben kuzeni Havuç Salatasını gitmekten umudu kestiği memleketine uğurlamıştı. Arka fonda "Boynuuu bükükler" çalıyordu. 
Hazırlığını yaptı ve çok özlediği otogarına koştu. İşte tanıdık bir yer.. İşte ev sıcaklığı, ikinci evi; otogar... 

Otogarda çok fazla kalamadı tabi. Aydın'a doğru yola çıktı bir kez daha. Bebek ağlamaları, susmak bilmeyen çocuklar eşliğinde 3 saat geçirdi. Yan koltuktaki kız bir dezze tarafından esir alınmıştı. İçinden "Hahaaa yandın kızım sen..şimdi çek o dezzenin konuşmalarını" diye kötü kötü güldü. Gerçekten de bir saat sonra baktığında kadın hala kıza bir şeyler soruyordu ve esir kız sıkıldığını belli etmemeye çalışarak kısa yanıtlarla kadını geçiştiriyordu. Otobüste yan koltuğa oturan teyzeler bir çeşit lanettiler.

Bir Çeşit Ben Aydın'da Edım ile Favva'nın evinde kalıyordu. 3 çocukları vardı ve sonuncusu henüz bir yaşına giren Maviş bebekti. Edım ile Favva insanlığı temsil eden çifttiler. Edım, insanlığın vurdumduymaz erkeği, Favva insanlığın trip atan ve bir türlü neye trip yaptığı anlaşılamayan kadınıydı. Edım her seferinde ya yanlış bir şey söyler ya da yanlış bir davranışta bulunurdu. Favva her zamanki gibi kızıp surat asardı ama Edım bir türlü yanlışını anlamazdı. Ve inatla hiç bir zaman "Neyin var be kadın naptım" demezdi. 

Favva, Edım'ın konuşmalarına tersçe cevaplar verirdi, suratını asardı, Edım'ı görmezden gelirdi. Edım olayı direk kendini affettirme aşamasına taşırdı. Yanlışını sormak ona göre değildi..Evin içinde önce çocukluklar yapar, sataşırdı. Sonra da 
"Hayatıım, karıcım..Bak hala surat asıyor.Bu anneniz var ya bitirdi beni. Başka bir kadın getircem görecek o" derdi. 

Kendini tutamayan Favva da 
"Nereye getiriyorsun sen ya.. Git al o kadını da nerde yaşarsan yaşa diyorum." diye tepkisini koyardı. 

Bu arada çocuklar da olaya karışır "Baba yaa o kadını istemeyiz" diye atlarlardı konuşmaya. Bir yandan gülen Edım bir yandan da "Ama oğlum bak istediğin yemeği yiyebileceksin" diye vaatlerde bulunurdu. 

En sonunda Edım'ın çocukça hareketlerine, sataşmalarına dayanamayan Favva gülmeye başlardı ve olay kapanırdı. Bu her seferinde konu nolursa olsun böyle giderdi. Kimse Favva'nın asıl derdini öğrenmezdi. Onlar insanlığın odun erkeğiyle anlaşılmayı bekleyen kadınının temsiliydiler. 

Bir Çeşit Ben, onları dizi izler gibi izliyordu. Kimi zaman gülme krizine giriyor kimi zaman Edım'ın nasıl bu kadar rahat olabildiğini sorguluyordu. 

Edım ile Favva'nın evindeki son gece Bir Çeşit Ben, bir çeşit bunalımın zirvesine ulaşmıştı. Evini özlemişti, kardeşlerine sataşmayı özlemişti, Geveze'sini özlemişti ve bir türlü ezberleyemediği notlarıyla girmesi gereken BÜT'lerinde napacağını bilemiyordu. İzmir'e döndüğünde bi haftayı tek başına geçirecekti ve şimdiye kadar bir evde hiç o kadar zaman tek başına kalmamıştı. Çocukluğunda izlediği Evde Tek Başına filmini şimdi çekiyordu. Hırsızlar onun da tek başına kaldığını farkeder miydi? Bütün bunlar beyninde katmer katmer büyürken olay yine Geveze'ye patlamıştı. 

Bir Çeşit Ben her zaman yaptığı gibi Geveze'ye soğuk davrandı. Geveze buna bir anlam veremedi. Bunun yerine her zaman yaptığı gibi Bir Çeşit Ben'i kendisine anlayışsız davranmakla suçladı. 

Bir Çeşit Ben çok öfkelendi. Konuşmak istemediğini belirtti. Geveze de inatlaşıp kabul etti. Böylece Bir Çeşit Ben en yalnız zamanında sevdiği tarafından da yalnız bırakılmış oldu. 

Tıpkı Edım'la Favva gibi Geveze'yle Bir Çeşit Ben de inatlaşıp birbirlerine işkence ediyorlardı. Bir Çeşit Ben tıpkı Favva gibi derdini anlatamıyordu. Bu küslük bu kadar mesafe varken ne kadar sürerdi bilemedi.

2 yorum:

  1. Otobüste yanımdaki insanlar soru sormasın diye biner binmez -hareket etmeden- kulaklığı geçiririm hemencecik :)

    YanıtlaSil