10 Ağustos 2012 Cuma

Eski Dostlar

Allah belanızı vermesin Eski Dostlaaar Eski Dostlar diye şarkı söyleyesi gelen Bir Çeşit Ben insanıyla devam ediyoruz...Olay daha kolay anlaşılsın diye tek tek gidelim..

*İzmir yolcusu kalmasııın..
Bir Çeşit Ben'in lisedeki okulunda bir İzmir modası vardı. Son yıl ipini koparan İzmir hayali kuruyordu. Bir Çeşit Ben de o ipini koparan tayfasından biriydi. Hatta arkadaşlarıyla İzmir'e gidelim ev tutalım, şu yemek yapsın, şu börek açsın diye hayaller kurardı. (O arkadaşlar İzmir'in çevresindeki illere dağıldılar)
(Martin Luther'e selam olsun :))
Sınavlar geçmiş, stres sivilceleri atılmış, uykusuz geceler geçirilmişti. Gün geçip devran dönmüştü veeee Bir Çeşit Ben ekranda İzmir'in haberini veren sonucu görmüştü.

Üniversite hakkında bissürüüüü söylentiyle üniversiteye adım atmıştı. Ve o ipini koparan tayfasından da İzmir'e gelenler olmuştu tabi.. Hösün, Turuncu ve Arap... İlk yıl Bir Çeşit Ben tüm o yurt sıkıntılarına rağmen her seferinde "hadi görüşelimlerle" bu üçlüden bağını koparmamıştı. Turuncu baskın olmaya çalışırdı. Sevdiğini öldürürcesine sevenlerdendi. Sevmediğinin vay haline... Arap iddialı konuşurdu ama kalbi iyiydi.. Hösün ise dışardan kaba saba durur; içinde ergen fırtınaları estirirdi. Bütün kaprisini, tribini Bir Çeşit Ben'e yapardı. Bir Çeşit Ben de bir şekilde alttan almayı başarırdı.

*Yeni arkadaşlar eskileri unutturmaz!
Zamanla Bir Çeşit Ben de diğerleri de yeni arkadaşlar bulmaya başladılar.. Diğerleri aynı bölümdeydiler. Bir Çeşit Ben onları her gördüğünde mantar gibi çoğalmış bulurdu.
'Bu sınıf arkadaşımız, bu oda arkadaşımız, bu cart arkadaşımız, bu curt arkadaşımız...'

Ama Hösün'ün iğnelemeleri bitmiyordu. Ve onun şakalı iğnelemeleri diğerlerini ciddi anlamda etkiliyordu. Şakalar ciddi sanılıyor, içten içe öfke yaratıyordu.
"Sen yeni arkadaşlar buldun bize zaman ayırmıyorsun"
"Ooo yüzünü gören cennetlik"
"Ver o telefonu bakim kimmiş"
"Gelemez misin? Hep onlarlasın gel işte"

En son bu iğnelemeler, tavır alma durumuna döndü.. Bir Çeşit Ben ne Hösün'ü ne Turuncu'yu ikna edemedi. Ve ipler kopmaya başladı.

* 77 kat eller konuşuyor!
Hatay'a geldiklerinde Turuncu ve uzatmalı sevgilisi Beyaz organizasyonlar yapmaya devam ettiler. Bir Çeşit Ben bu ani organizasyonlara katılamadıkça tavırlar büyüdü.

En son Bir Çeşit Ben 77 kat ellerden duydu organizasyonları. Turuncu hakkında ve Hösün hakkında ağzından laf almaya çalışan 77 kat eller çağırıyordu onu..Gruplar değişiyordu ve Turuncu, Bir Çeşit Ben'i öldürürcesine sevme durumundan, direk öldürme durumuna geçmişti. Daha önce pikniklerde çağırmak akla gelmeyen kişiler artık o pikniklerin gözdesi olmaya başlamışlardı. Bir Çeşit Ben yine de Turuncu'yu anladığını düşünüyordu.

*Gereği Düşünüldü; Yaz Kızım!
Bir Çeşit Ben kırgınlığını, öfkesini, anladıklarını ailesine anlattı. Sofrada tartışılan meseleden sonra gereği düşünüldü.
#Bir Çeşit Ben'in saflık rekoru kırdığına,

#Öfkelenmeyip anlamaya çalıştığı için daha çok saf yerine konacağına

#Ergenlerle başetmeyi başardığı için rehber öğretmenlikte zorlanmayacağına

#Arkadaşlarına fazla bağlandığına karar verilip kendine gelmesi istendi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme