25 Haziran 2013 Salı

Evliya Çelebi'nin Torunları Olmalıydık

Bir Çeşit Ben tatile en yoğun haliyle giriş yapmıştı. Finaller de bitince öğrenciler İzmir'i terketmeye başlamıştı. Bir Çeşit Ben ve arkadaşları ise PDR kongresi adı verilen görünüşte işlevsel, özünde boş kongre için Buca
denen köyümsü semtte kalakalmışlardı.

Bir Çeşit Ben kongrenin mantığını ve nasıl yapılacağını anlamasa da ilerde bir deneyim olması için kalmaya karar vermişti. Finallerin ardından önce Kuşadası'na gitmiş ardından Antakya'dan ortaokuldan beri arkadaşı olan Beti'yi ağırlamıştı. Beti, Geveze'yle tanışan ikinci arkadaşıydı. Bir Çeşit Ben için Antakya'daki arkadaşlarının Geveze'yi sevmeleri çok önemliydi. Neyse ki Beti de Geveze'yi sevmişti. Bir Çeşit Ben'e annesiymişçesine "Onaylıyorum yavrum" cevabını vermişti. 4 gün boyunca Beti'yi gezdirmişlerdi. 

19 Haziran 2013 Çarşamba

B.Ç.B Kuşadası'da Objektiflere Yakalandı

Her magazin programında "xxx şarkıcısı tatilde eğlenirken görüntülendi" laflarıyla insanlar eğleniyor arkadaş nidaları atan Bir Çeşit Ben insanının harika tatil anılarındayız.

Bir Çeşit Ben ve arkadaşları PDR bölümünün ağır ödevleriyle ve psikolojiden bir gram anlamayan hocalarıyla baş ettikten sonra güzel bir tatili hak ettiklerine inanmışlardı. İzmir gibi bir yerde olup da tatile gitmemek ayıp olurdu.

13 Haziran 2013 Perşembe

Tarih Çapulcu Denen İnsanlardan Bahsedecek

Günlerini hızlı hızlı yaşayıp naptığını bile anlayamayan Bir Çeşit Ben insanıylayız.

Aradaki küçük olaylar dışında Türkiye'de Gezi Parkı olayı gündem oluşturuyordu. Bir Çeşit Ben önce haberlerde Gezi Parkı denen yere AVM yapılacağı için ayaklanan insanlardan bahsedildiğini duymuştu. Anlam verememişti. Bu kadar zamandır sessizleşen, tepki göstermeyen, kendi aralarında bile hükümeti eleştirmeye korkar hale gelen halk birden neye böyle tepki veriyordu?


Gezi Parkı için polislere kitap okuyan çevrecilere polisin tomalarla, biber gazıyla ve coplarla sert tepkisiyle herkes "Bu kadarı yeter" demeye karar verdi. Özellikle Ankara'daki polislerin halka aşırı kötü davranması dikkatlerden kaçmadı. Daha da garibi medyada neredeyse hiç bir kanal bu olaydan bahsetmedi. İnsanlar olayları yabancı kanallardan izlediler. Böylece medya yandaşlığını somut bir şekilde ortaya koymuş oldu.

20 Mayıs 2013 Pazartesi

Yatcaz Kalkcaz Yatcaz Kalkcaz Sonra?

Kaç yaşına gelirse gelsin stresli durumlarda karnına ağrılar giren panik insan Bir Çeşit Ben'in hayatındayız.

Bir Çeşit Ben uzuun ve yoğun derslerden sonra kendi içine kapanmış, duygu durumlarını içinde yaşamaya çalışmıştı. Ancak olaylar durmak bilmiyordu.

*Sınavlardan sonra güç bela Antakya'ya gitmeyi planlayan Bir Çeşit Ben, Varyemez'i de yanına almış ve Antakya yollarına düşmüştü. Aldıkları ahlardan mı, kör talihlerinden mi bilinmez şanssızlıkları peşlerini bırakmadı..

30 Nisan 2013 Salı

Ben'i Bu Güzel Havalar Mal Etti

Her sabah üst komşularının gürültüsüyle güne sinirle başlayan Bir Çeşit Ben insanıylayız.

Bir Çeşit Ben son zamanlarını okulundaki saçma sistemi sonuna kadar eleştirmekle ve verilen ödevleri istemeyerek yapmakla geçiriyordu. Verilen ödevleri önce kimin neden verdiğini düşünüyor sonunda bir çıkmaza giriyordu. Anladığı kadarıyla en başta bazı önemli insanlar, öğrencilerin gelişmesi için akıllıca uygulama fikirleri ortaya atmıştı. Ancak gel zaman git zaman insanlar hiiiç yaratıcılık kullanmadan bu fikirleri alıntı yapmış ve o akıllıca fikirler sadece birer prosedür olarak kalmaya mahkum kalmıştı. Böylece Bir Çeşit Ben, üniversite hocalarının yaratıcılıktan nasibini almayan, sıkıcı yaratıklar olduğuna karar vermişti.

Ödevler yoğunlaştıkça havalar da "Bıraaak ne ödevi çık gez" diyordu adeta. Güneş pırıl pırıl sırıtırken, sıcaklık ceketi gereksiz kılacak kadar artmıştı. Bir Çeşit Ben'e de herkese olduğu gibi bir mayışıklık gelmişti. İçinden hiç bir şey yapmak gelmiyordu. İnsanların "mallık" diye tabir ettiği şekilde boş boş bakmaya, oturduğu yerden kalkamamaya başlamıştı. Derslerde kendini plajlarda hayal etmeye başlamıştı. 

Tam Bir Çeşit Ben, bu derste olmama isteğini utanmadan sıkılmadan hocalara bile söylemeye başlamıştı ki yine oyalanacağı bir şeyler çıktı. O gün Oynak ve Ticari Abi eve çıkmaya karar vermişlerdi. Bir Çeşit Ben, en zor zamanlarında desteğini eksik etmeyen Oynak Çocuk için elinden gelen yardımı yapmaya kararlıydı. Oynak Çocuk, onun pervasız, kalbi durulmak bilmeyen çocuğuydu. 

Oynakların yeni evlerine gittiğinde kutu gibi küçücük,çok şeker bir ev buldular. Hiç beklemeden dört bir koldan evi temizlemeye başladılar. Temizlik şirketi çalışanları gibi şarkılarıyla türküleriyle temizliklerini yapıverdiler.

Sonraki gün ise Bir Çeşit Ben için önemli bir gündü. Hayatının tombiki, dışarıdan sert kalbi
yumuşacık sevdiceği Geveze'sinin kuzeni gelecekti. Bir Çeşit Ben, bu haberi aldığında kafasında tilkiler dönmeye başlamıştı. Geveze'sinin tanıyacağı ilk akrabasıydı bu. Eğer bu kuzen bir şekilde annesine-kardeşine birine Bir Çeşit Ben'den iyi bir şekilde bahsederse, o da bir ara diğerine bahsederse....Sonunda Bir Çeşit Ben'in o güzel bahsedilen hali ailede yayılır ve Bir Çeşit Ben gizliden gizliden aileye girmiş olurduu... Bu planlarla Bir Çeşit Ben bir çeşit Hürrem olmuş, Geveze ailesine girmek için entrikalar üretir olmuştu.

Geveze'nin kuzeni fotoğraflarda kendine has bir havası olan, irice bir insan evladı görünümündeydi. Bir Çeşit Ben planlarına uygun hareket edip onunla ters gitmemeye ve iyi bir izlenim yaratmaya karar vermişti. Sonra Geveze'si onu kuzeni Bağlanır'la tanıştırdı. Bağlanır görüntüsünün aksine ince duygulu, konuşmadan önce ne konuşacağını düşünüp planlayan, gönül işlerinde çok çabuk bağlanıp üzülebilen biriydi.

Bir Çeşit Ben, o gün her şeyi akışına bırakmıştı. Kendisi gibi davrandığında herşeyin kendiliğinden güzel gittiğini farketmişti. Bağlanır ve Geveze, uzun uzun çocukluklarını anlatırken çok eğlendi. Geveze'sinin ailede el üstünde tutulduğunu bir kez de Bağlanır'dan öğrenmişti. Hatta bir ara Bağlanır, Bir Çeşit Ben'i rafting için memleketlerine davet etmişti. Bir Çeşit Ben, bahaneler bulsa da içten içe çok gururlanmıştı.

Böylece ödevlerinden yorulan bünyesi yeni biriyle tanışmanın sevinci ve değişik bir şeyler yapmanın  mutluluğuyla bir nebze nefes aldığını hissetmişti. 

13 Nisan 2013 Cumartesi

Tabletteki Hürriyet değil, tablete özel Hürriyet

Hürriyet, Türkiye’nin en çok okunan gazete uygulaması Hürriyet E-Gazete’den sonra Hürriyet Tablet uygulamasını da hayata geçirdi. “Tabletteki Hürriyet değil, tablete özel Hürriyet” sloganıyla tanıtılan ve Apple Store’da 1 numaraya yerleşen bu yeni uygulama kullanıcılar tarafından oldukça beğeniliyor.

2011 yılının Mart ayında hayata geçirilen Hürriyet E-gazete uygulaması bugün, Türkiye’nin en çok okunan tablet gazetesi olmayı başarmış durumda. Toplamda ücret ödeyen abone sayısı 16 bine ulaşarak, ücretsiz

12 Nisan 2013 Cuma

Gerçek Staj Raporları Burda

Bir Çeşit Ben o gün dünyanın en vurdumduymaz insanlar kategorisinde ilk sırayı kaptırmayacak insan Gamsız'laydı. Sözde rehberlik çalışmaları için staj raporlarını yazmak üzere buluştular. İşte olanlar...

Bir Çeşit Ben, soyadının azizliğiyle iki yıldır okullara staja gittiğinde Gamsız'la aynı yere düşüyordu. Gamsız içinde, derinlerde bir yerle iyi bir insan olmakla beraber psikolojiye katkıda bulunan insanların SÖMÜRÜCÜ diye tabir ettikleri bir insandı. Her türlü sınav, ödev ve sorumluluk gerektiren işte kaçış yolları arardı.Bir Çeşit Ben bu yıl da Gamsız'la aynı yere düşünce kadere boyun eğmiş ve sorumluluğu ele alma fikrine ısınmaya çabalamıştı.

Haftalar sonra iş okullarda yaptıkları şeyleri rapor haline getirmek olunca Bir Çeşit Ben, Gamsız'ı yanına oturtmuş ve "Yaz kızım" diyen avukatların edasıyla cümleleri yazdırmaya başlamıştı.
Raporlarda gerçeği hiç de yansıtmayan bir sürü şey yazmışlardı. Ancak gerçek raporlar bambaşkaydı:

1.Hafta:
ASDFG anadolu lisesine gidildi. Okulda, serbest kıyafet yönetmeliği yüzünden öğrenciye benzer bir şey görülmedi. Okula girip çıkanlardan hangisi öğrenci hangisi yabancı belli değildi. Okul Psikolojik Danışmanı Kıvırcık Hanım'la tanışıldı. Kıvırcık Hanım, bıraksalar ayaklanma çıkaracak feminist ruhlu bir bayandı. Kıvırcık Hanım'dan okul ve okul yönetmeliği hakkında bilgiler ve tavsiyeler alındı.

Bkz: Sizin tek dinleyeceğiniz insan Müdür'dür. Sakın ha müdür yardımcılarını dinlemeyin. Yönetmelikleri iyi kavrayın. Sizi ezmeye çalışacaklar. Yılmayın!!!

Sınıfta yapılması planlanan etkinlikler Kıvırcık Hanım'la paylaşıldı ve her türlü itiraz ve engelleme cümlesi dinlenildi. (Hayır bu etkinliği yapamazsınız, sistem değişti.Bunu yapamazsınız sınava girecekler vs.)

Kıvırcık Hanım, bizleri okul müdürü Ezilmiş Bey'le tanıştırdı. Ezilmiş Bey müdür yardımcıları ve öğretmenler tarafından sindirilmiş bir halde bulundu. Sesi soluğu çıkmıyordu. Müdür yardımcısı ise tahta göz dikmiş vezir gibiydi.

2.Hafta:
ASDFG anadolu lisesine yine gidildi. Allah belamızı vermişti. Kıvırcık Hanım gireceğimiz sınıfı gösterdi. Öğrenciler, bizleri boş ders olarak gördükleri için gözleri parlamıştı. Sınıfa içi pamukla dolu top oyunu oynatıldı. Öğrencilerin işgüzarlığıyla top oyuncak olmaktan çıktı. Birbirlerini şeytan taşlar gibi taşlamaya başladılar.

Kvırcık Hanım'ın yeni bir yüzü daha görüldü. O tam bir psikopattı. Telefon numaralarımızı vermediğimiz için önce kalemi fırlatmış. Sonra da sitem üstüne sitem etmişti. Açıklamaya çalıştığımızda sözümü kesip duymak istemiyorum demesi ise tam bir ali rıza bey modundaydı.
Belirlenen günde görüşmek üzere okuldan çıkıldı. Belirlediğimiz güne de lanet ettik. Staj bütün gerilimiyle devam edecekti....