Nostaljik filmler kuşağına da girebilecek bir filmden söz edeceğim bugün. 1961 yapımı romantik filmi Tiffany'de Kahvaltı... Audrey Hepburn'ü bir çoğumuzun bizim kuşağımızda olmasa da şu resimle görmüşlüğümüz vardır. Ben de oyunculuğunu merak ettim ve bir filmini izleyeyim dedim. Oldukça da beğendim.
14 Ağustos 2013 Çarşamba
9 Ağustos 2013 Cuma
Naynara nayrana nay..Evde Bir Bayram Havası :p
Odasında bir o yana bir bu yana dönen vantilatörle "Olum bak ben bakmıyoken benden tarafa dönmüyon gibi geliyo. Adam ol" şeklinde şizofrenik konuşmalar yapan Bir Çeşit Ben insanındayız..
4 Ağustos 2013 Pazar
Yazın Ne İzlesek Vol:2 / Gün Doğmadan
Gün Doğmadan, bir trende tesadüfen tanışan iki gencin Celine ve Jesse'nin hikayesini anlatıyor. Jesse, Celine'e hiç parası olmadığını ve ertesi gün trene bineceğini ve tüm gün dolaşacağını söyler ve kendisine eşlik etmek isteyip istemediğini sorar. Böylece tüm gün eğlenceli ve romantik dakikalar geçirirler...
Filmin konusu böyle..Ancak film aslında hepimizin düşündüğü şeyleri dile getirmesi açısından önem kazanıyor.
3 Ağustos 2013 Cumartesi
Yeni Yetişen Bir Bayan Şoför
Bir Çeşit Ben sıkıcı yaz tatiline bir nebze olsun tat katma çabalarıyla uğraşıp durmaktaydı. Ama kattığı hareketlilik insanlık için küçücük kendisi için dev ayağı boyutundaydı. Koalanın zoraki kıpırdanıp diğer dala geçme çabası gibiydi.
Hareketlerine kuzeninin askere gitme merasimi için köye gitmekle başlamıştı. Her seferinde ipti, toptu, çamurla oynamaktı.. bir şekilde çocukluklarına döndükleri köyde bu kez Bir Çeşit Ben araba sürme çalışmalarına girişmişti..Bir önceki sene kendisini motorla gezdiren kuzeni Kaslı bu kez de arabayla gezdirmeyi teklif etmişti. Taşı, toprağı ve bütün sokakları aynı olan köyde Bir Çeşit Ben gezmektense araba kullanmayı öğretmesini daha mantıklı bulmuştu.
Kaslı arabayı köyde dolandırmııış dolandırmış en son boş bir araziye getirmişti. Sessizce Kaslı'nın kendisini şoför koltuğuna geçmesini söylemesini bekleyen Bir Çeşit Ben'i heyecan sarmıştı. Daha önce araba sürme çabaları pek de iyi gitmemişti. Hele de Peder Bey'le olanlar.....Sepya renginde anılaaar :
Peder Bey : Kızım bu otomatik vites ne öğrencen bunla?
B.ç.b : Olsun baba.. İşte neydi bunun adı ya... Hah direksiyon çalışması olur.
Peder Bey : Eh sen bilirsin geç..
..
B.ç.b : Ay ay hareket ediyo napcam şimdi baba napcam...
Peder Bey : Kızım tutsana direksiyonu manyak mısın?!
...
B.ç.b : Ay araba geliyo karşıdan ya çarparsak ben acemiyim diye bağırayım mı?
Peder Bey : (Göz devirme hareketi ve sessizlik)
O gün ise Peder Bey'in aksine Kaslı gayet makul ve sakin bir öğretmen edasıyla "Geç bakalım" demişti Bir Çeşit Ben'e.. Bir Çeşit Ben sakince direksiyona geçmişti. Kaslı önce kontrat imzalatır gibi "Bak şimdi ben ne dersem onu yapacaksın tamam mı?" demişti. Sonra yavaşça şimdi şuna bas, bunu çevir diyerek talimatları vermişti. Bir Çeşit Ben başarılı bir şekilde arabayı kaldırmıştı.
Ve araba ilerlerken kafasında hayaller başlamıştı : "Ooo şuna bak ne kadar iyi kullanıyor... Vaay bide bayan şoförmüş, bayan şoförlerin hakkını yiyoruz.." şeklinde konuşacaktı ardından insanlar....
Sonra tekrar denemeler.. Arabanın sönmesi ve çalkalanması geldi. Bir Çeşit Ben sakin olduğunda herşey iyiydi de heyecanlandığında hata üstüne hata yapıyordu. Yine de Kaslı'nın sözünden çıkmamaya çabalıyordu.Bir ara o kadar konsantre olmuştu ki...
Kaslı : Tamam şimdi arabayı hareket ettir.. Artık öğrenmiş olman lazım..
B.ç.b : İşte budur hocammm :) Tamam gidiyoruz...Şimdi napim ikinci vitese nasıl geçicez?
Kaslı : Şimdi duvara git vur...
B.ç.b : Duvar.. duvar nerde?!
Kaslı : Saçmalama şaka yaptım!
Bir Çeşit Ben o gün ilerdeki sürücü kursu hocasının kendisi gibi bir öğrencisi olacağı için çok şanslı olacağını düşündü. Evet Bir Çeşit Ben iki araba sürünce böyle havalanıyordu. İlerde nolacağını kimse bilemezdi.... Ve yolların ne tür bir bayan şoför göreceğini de...
19 Temmuz 2013 Cuma
Takıntılar ve Sorular İçinde Bir Çeşit Ben
Dışarıdan rahat görünen ama içinde kocaman bir takıntı yumağı büyüten Bir Çeşit Ben insanının akılalmaz derecede sıradan hayatındayız.
Bir Çeşit Ben o günlerde hayatındaki ağır monotonlaşmaya alışma çabaları içindeydi. Okulun son haftaları kuşadası, kongre, çeşme derken koşturup durmuştu. Eve gelip uzun bir dinlenme süreci geçirmiş, bir kere olsun "sıkıldım" dememişti. Ancak araya ramazan da girdikten sonra tüm günü bir koltukta geçirmeye başlamıştı. Yaşam kaynakları : bilgisayar, telefon, okuduğu roman, şarj aletleri, kulaklık vs. hep o koltuğun etrafındaydı. Adeta kendine ait bir yaşam alanı olmuştu orası.
Bir Çeşit Ben o günlerde hayatındaki ağır monotonlaşmaya alışma çabaları içindeydi. Okulun son haftaları kuşadası, kongre, çeşme derken koşturup durmuştu. Eve gelip uzun bir dinlenme süreci geçirmiş, bir kere olsun "sıkıldım" dememişti. Ancak araya ramazan da girdikten sonra tüm günü bir koltukta geçirmeye başlamıştı. Yaşam kaynakları : bilgisayar, telefon, okuduğu roman, şarj aletleri, kulaklık vs. hep o koltuğun etrafındaydı. Adeta kendine ait bir yaşam alanı olmuştu orası.
17 Temmuz 2013 Çarşamba
Yazın Ne İzlesek Vol:1 / Roma'ya Sevgilerle
Yaz tatili hepimiz için dinlenmek, gezmek, dönem boyu görüşemediğimiz insanlarla görüşmek için var tabi. Ancak bizim gibi bir grup için de kalkmadığımız koltukta zaman geçirmeye çalışmakla geçiyor :) Böyle zamanlar için en güzel aktivite film izlemek elbette.
Yazın beni gerim gerim germesindense can sıkıntımı unutturup beni gülümsetecek filmleri tercih ediyorum.. Ne kadar vıcık vıcık aşklar olsa da romantik komediler bunun için çok uygun. Ancak Roma'ya sevgilerle bu vıcık vıcık aşklardan çok tesadüfler hatta kötü tesadüfler üzerine bir film...
Yazın beni gerim gerim germesindense can sıkıntımı unutturup beni gülümsetecek filmleri tercih ediyorum.. Ne kadar vıcık vıcık aşklar olsa da romantik komediler bunun için çok uygun. Ancak Roma'ya sevgilerle bu vıcık vıcık aşklardan çok tesadüfler hatta kötü tesadüfler üzerine bir film...
15 Temmuz 2013 Pazartesi
Artık devir değişti, e tabi Explorer da değişti!
Değişim hayatın her alanında kaçınılmaz bir şekilde yaşanıyor. Konu teknoloji olunca değişimin hızına ayak uydurmak daha zorlaşıyor. Bir zamanların efsane tarayıcısı olan Internet Explorer da, çağa ayak uyduramadığı gerekçesiyle kullanıcılar tarafından bırakılmıştı. Ancak son zamanlarda Internet Explorer çıkardığı yepyeni versiyonuyla tamamen değiştiğini söylüyor.
''www.explorerdegisinceben.com'' adında bir blog açan Internet Explorer, geçmişte eleştiri yağmuruna tutulduğu eski versiyonlarıyla bizzat kendisi dalga geçiyor. Yeni IE10’un eskisiyle alakası olmadığının altını çiziyor.
Bu değişim, blog’da pek çok görsel ve video ile anlatılıyor. Özellikle, 90’ların ünlü yıldızları ile Vine’ı buluşturan videolar bir başka dikkat çekiyor. Bu videolarda yıldızlar eski şarkılarından birer bölüm söylüyor, ardından da ‘’#explorerdegisinceben’’ hashtag’ini gösteriyorlar. Videoları izlerken insanlar, özellikle 90’larda çocuk olanlar zamanın çok hızlı geçtiğini anlıyor. İzleyenler, kendi değişimlerini #explorerdegisinceben etiketiyle Twitter’da paylaşmaya başlamışlar bile.
www.explorerdegisince.com
Bir bumads advertorial içeriğidir.
''www.explorerdegisinceben.com'' adında bir blog açan Internet Explorer, geçmişte eleştiri yağmuruna tutulduğu eski versiyonlarıyla bizzat kendisi dalga geçiyor. Yeni IE10’un eskisiyle alakası olmadığının altını çiziyor.
Bu değişim, blog’da pek çok görsel ve video ile anlatılıyor. Özellikle, 90’ların ünlü yıldızları ile Vine’ı buluşturan videolar bir başka dikkat çekiyor. Bu videolarda yıldızlar eski şarkılarından birer bölüm söylüyor, ardından da ‘’#explorerdegisinceben’’ hashtag’ini gösteriyorlar. Videoları izlerken insanlar, özellikle 90’larda çocuk olanlar zamanın çok hızlı geçtiğini anlıyor. İzleyenler, kendi değişimlerini #explorerdegisinceben etiketiyle Twitter’da paylaşmaya başlamışlar bile.
www.explorerdegisince.com
Bir bumads advertorial içeriğidir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)





