19 Temmuz 2013 Cuma

Takıntılar ve Sorular İçinde Bir Çeşit Ben

Dışarıdan rahat görünen ama içinde kocaman bir takıntı yumağı büyüten Bir Çeşit Ben insanının akılalmaz derecede sıradan hayatındayız.

Bir Çeşit Ben o günlerde hayatındaki ağır monotonlaşmaya alışma çabaları içindeydi. Okulun son haftaları kuşadası, kongre, çeşme derken koşturup durmuştu. Eve gelip uzun bir dinlenme süreci geçirmiş, bir kere olsun "sıkıldım" dememişti. Ancak araya ramazan da girdikten sonra tüm günü bir koltukta geçirmeye başlamıştı. Yaşam kaynakları : bilgisayar, telefon, okuduğu roman, şarj aletleri, kulaklık vs. hep o koltuğun etrafındaydı. Adeta kendine ait bir yaşam alanı olmuştu orası.

O günlerde yirmi bir yıllık arkadaşı Kara Böcük'üyle konuşur olmuşlardı. Kara Böcük' ü Bir Çeşit Ben'in sınav denilen illet şeylerle uğraştığı bir dönemde Kara Enişte'yle nişanlanmıştı. Bir Çeşit Ben onun yanında olamadığı için çok üzülmüş yine de Kara Böcük'ünün mutlu olmasına sevinmişti.

Kara Böcük insanoğlunun belki de en sinir bozucu şeylerinden birini yapmıştı. Sevgili oldukları dönemde Kara Enişte'yle ortak bir hesap açmıştı. Hesabın ismi de ortaktı : Kara parantezinde Böcük Enişte gibi.. Anladınız siz..

Bir Çeşit Ben ise hesabında kocaman bir sülale barındırıyordu ve bu durum Kara Böcük'ün ilişkisi henüz kimselerce bilinmediğinden birbirlerini eklememişlerdi. Nişan da olduktan sonra Kara Böcük, Bir Çeşit Ben'e arkadaşlık isteği yolladı. O akşam Bir Çeşit Ben, Kara Böcük'ünün söz kesme fasıllarını, istemede çekilen resimlerini izledi. Suratı düştü, morali bozuldu.
Küçükken erkek traşı saçlarıyla bebek için kavga ettikleri, taşınırken bisikletini bıraktığı, şekerli sakız alıp "Bak bunun dövmesi kanser yapıyormuş" diyip yine de kollarına yapıştırdıkları bir sürü anı vardı gözünün önünde...
Kara Böcük yabancılaşmış mıydı.. Yoksa kendisi mi yabancıydı bilemedi..  Düşünmek istemedi.

Günlerine devam ederken akşamları yine uzuuun yıllardır arkadaşı olan Azrail'le yürüyüşlere çıkmaya başlamıştı. Azrail, dört yıllık ilişkisinin artık alışkanlığa dönüşmesinden korktuğunu anlatıyordu Bir Çeşit Ben'e. Görüşemedikleri için sevgilisinin artık o kadar da ilgi göstermediğinden yakınıyordu. Sonra Bir Çeşit Ben de Geveze'sini anlattı. Durmadan Bir Çeşit Ben'i soğuk davranmakla suçlamaya başlayan Geveze'sini. Onlar da Geveze'sinin işleri yüzünden görüşemez olmuşlardı ve Bir Çeşit Ben elinde olmadan ona soğuk davranıyordu.

Bir Çeşit Ben insanlarla görüşmedikçe, fırsat bulamadıkça onlardan kopabileceğini düşündü. Kara Böcük'ünü, Azraille sevgilisini, Geveze'sini...Fırsatlar yaratmak gerekiyordu. Yoksa gerçekten de "Gözden Irak Olan Gönülden de Irak" oluyordu.

5 yorum:

  1. Dinimiz süpaneke
    amin.
    bişey anlamadım :))
    sanırım bu kişileri hikayeleştirmelre bir türlü alışamıyacağım :p

    YanıtlaSil
  2. Bende sinir olurum öyle şeylere, hele ki yakın bi arkadaşın böyle yapıyorsa vaay halinee

    YanıtlaSil
  3. Dimi yaa hiç gerek yok da işte...

    YanıtlaSil