23 Nisan 2012 Pazartesi

Tımarhane Olmazsa Üfürükçü Olsun


Bir Çeşit Ben eve gelince huzuru bulacağını düşünüyordu. Güya bu 10 gün heeeer şey harika olacaktı, kafası rahatlayacaktı o da tüm iç huzuruylan geri dönecekti İzmir'e. Ama işler pek de beklediği gibi gitmedi.

Bir Çeşit Ben ilk geldiği gün ölümüne yordu kendini. 17 saat uyumadan yol çekti. Otobüslerin o çok reklamı yapılan rahatlığı sayesinde (!) her yeri tutulmuştu. Üstüne bir de kardeşi tuttu kolundan sinemaya götürdü. Eve döndüklerinde saat 10u bulmuştu.

Bir Çeşit Ben "Artık bu kadar canım çıkmışken ölü gibi uyurum, bir güzel dinlenirim" diye düşündü ve her zamanki gibi planları suya düştü. Uyudu uyumasına ama gece kabuslar rahat bırakmadı. Geveze'yi gördü, Varyemez Pembe Kafa'yı gördü, Betelesini gördü. Ve çığlık çığlığa uyandı. O sırada annesi, kardeşiyle kendisinin üzerini örtmeye gelmişti. Bir Çeşit Ben'in çığlıkları korkuttu kadıncağızı.Bir Çeşit Ben'in tek söylediği "Anne anne!" diye sayıklamaktı. Annesi, Bir Çeşit Ben'i biraz sakinleştirmeye çalıştı. Bir Çeşit Ben'in en son hatırladığı "Evdeyim di mi?" dediği olmuştu. Annesi başında bir kaç dua okudu ve uyumasını bekledi.

Sabah tüm aile sakinleri tek tek gece neden öyle korktuğunu sordular. Açıklayabilirmiş gibi... Annesi yatmadan önce okuması için bir kaç dua söyledi. Bir Çeşit Ben kabusların o gün biteceğine emindi. Yine düşündüğü gibi olmadı. Okuduğu dualara rağmen Geveze'yle ilgili kabuslar devam etti. Geveze kabuslarında onla konuştu, onla dalga geçti ve daha kötüsü değişik yaratıklara dönüştü. Bir Çeşit Ben uyandığında çok yorgun oluyordu. Ne yapması gerektiğini bilemedi. Üfürükçülere mi başvurmalıydı diye düşündü. Bu gidişle sonu ya tımarhanede bitecekti ya da üfürükçülerde. Gidemezdi tabi. Bırak üfürükçülere gitmeyi iki tane inli cinli hikaye anlatsan o odadan çıkamazdı. O yüzden yine annesinin söylediği dualara sığınarak geçmesini bekledi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme