7 Şubat 2011 Pazartesi

Neler yaptım?..

*Ay bu ara çok şükür kafam çok rahat..

*2gündür arkadaşımdayım. O da hatayda ama farklı bi ilçesinde oturuyor. Yakında okula gideceği için gitmeden göreyim dedim vr ani bi kararla yanında gittim. Harikaydı. Annesi gil de evde değildi tam üniversite evi gibiydi. dağınık dağınık :) ...yedik içtik gezdik. Baya bi motive oldum anlıcağın blog :)

* Yarın liseden arkadaşlarımla buluşucam. Kocaeliden, ankaradan,eskişehirde, burdan o kadar değişik yerlerden bi sürü insan bi araya gelcez. Heycan dorukta :)

*Bu 2 gün içinde çook önemli bi deneyim edindim. Soba yaktıım :) Bildiğin kömür sobası yaktım. seneye eve çıkmaya düşünüyorum ya kısmetse yemektir, soba yakmadır herşeyi izlyorum öğrenmeye çalışıyorum. O gün de arkadaş bi türlü uyanmadı. Kalktım baktm donuyorum. Güç bela yaktım sobayı. E tabi kendimlenle de güzeelce gurur duydum :)

*Unutmadan bahsedim bugün ilkokul öğretmenimi gördüm. Çok mutlu oldum yaa. Ama hüzünlendim de hiç yaşlanmaz dediğimiz o kadın bile yaşlanmaya başlamış..canıım :(

4 Şubat 2011 Cuma

Bu Kadar Gerilim Yeter!!




*Bu blogu yazan insan sabahın 5buçuğunda uyuyup 10unda geri kalkan bi rekortmendir :) en azndan kendi çapında bi rekortmendir :)

*Tabiki o saate kadar yapabileceğim tek şey film izlemekti. ben de öyle yaptım. Bu ara yani en azndan Zindan Adası filminden sonra psikolojik gerilim türü filmlere merak saldım. Bilmem kaç yılın en iyi psikolojik gerilim filmleri diye bir liste buldum. Ve 23 numarayı izlemeye karar verdm.

*Ama yeter. Dengem bozuluyor kardeşim. Filmdeki adam herşeyden (kromozomlarımız, dünyanın ekseni, ismi dahil) 23 sayısını çıkarıyor. Sayının kendisini takip eden bi lanet olduğuna inanıyor. E tabi hayal gücü geniş olan ben kalkıp onu taklit ediyorum ve ben de 23 sayısını aramaya başlıyorm :))

*Zindan Adası kadar olmasa da güzel bir filmdi. Ama karar verdm uzunca bi süre psikolojik gerilim türü filmler izlemicem komediler ne güne duruyor dimi ama :)

31 Ocak 2011 Pazartesi

Milyoner


İnternette face'te takılmak (chat,yorum,tarla ekip biçme :)) ve bika. sitede oyun oynamak dışında yaptığım bir şey varsa o da film izlemek. Ben de 'bu kadar film izliyorum madem bari bunlar hakkında düşündüklerimi yazim beğendiklerimi tavsiye ediyim bari. Durmadan hava-su muhabbeti olmuyo' dedim. Ve en beğendiğim filmlerden biri olan MİLYONER (slumdog millionaire) geldi aklıma.

Konusu Hindistan'da geçiyor.Burdan bir gencin kim milyoner ister? programına katılıp tamamen kendi yaşamındaki anılarla hayatının değişmesini anlatıyor. Gerçekten harika bir film. Öğrendiğim kadarıyla film daha Türkiye'de sınırlı olarak gösterimdeyken bile birçok ödül ve övgü almış ve bence bunu hakediyor.

30 Ocak 2011 Pazar

Sevgili Blog :)



Bugün acayip günlük havamdayım. Acayip de mutluyum. Bugün ilkokul-ortaokul ve lise arkadaşımla buluştum. Bunların hepsi tek kişi yani :D Ve bu tam 11 yıl oluyor. Maşallah ya iyi dayanmışız birbirmize. Sonra yolda ilkokul arkadaşlarımız olan ikiz kardeşleri gördük. Çok değişmişler ya çok şaşırdım ve çok sevdindim gördüğüme. Sonra gezdik, yedik, içtik. Güzelce birgündü. İyi bi motive oldum.


Bu arada dün gece kardeşimle Zindan Adası diye bir film izledik. Psikolojik/gerilim türünde bişiydi. Allah'ım nası gerildim nası gerildim :D Sinirlerim alt üst oldu. En alakasız yerde
gülüyorum manyak gibi. Sonra dın dın dıııın diye müziği koyuyorlar arka fona gülerken gözlerim doluyo başlıyorum ağlamaya. Tam komediydim anlıcağın :))
Sonra akşam, aslında arkadaşımın arkadaşı olan bir arkadaşım mesaj attı. Askerde kendisi, garibim. Diyaaaarbakırlarda :) Antakyaya gelicekmiş göreve. Rahatlıcakmış. Ona da sevindim.







Mutluyum ya.. Gözümde sevgi gözlükleri.. Herşeye pembe pembe sevgi dolu bakıyorum :) Yarın da güzeeelce bir pasta yaparım afiyetle yeriz. Bazen yaşamak çok güzel oluyo ya :D

29 Ocak 2011 Cumartesi

Saçlar saçlar..

*Saçlarımı kınaladım. 4 saat zorla sabredip yıkadım. Belli olmuyo ama ben çok sevdim. Böyle ışıkta parlıyo. :)) Tekrar denicez bu sefer daha kızıl olcak inş.

*İnsanın 2 farklı şehirde yaşamı olunca ikisine de uyum sağlamakta zorlanıyor. Şimdi İzmir'e de Hatay'a da uyum sağlamakta zorlanıyorum. Üniversiteye değil de yeni bir hayata başladım sanki. Eve her gelişimde 'Eskiden bu şehirde ne yapardım ki' diye düşünüyorum. Vakit geçmiyor...

*Sanırım özgüven kazandıracak kitaplar okumalıyım. Yanımda biri olmadan dışarı çıkamıyorum ve bu beni çok rahatsız ediyor :S

*Birileri çevremdeki kişilerle ilgili şikayette bulunduğunda yerin dibine giriyorum. Napacağımı, ne diyeceğimi şaşırıyorum. Mesela bugün eski dersane hocam kardeşimden yakınıyor 'hiç ders dinlemiyor, kafasında ders yok.' diye. Sonra akşam annem arkadaşımı şikayet ediyor 'Falanca arkadaşının yanında bir oğlan gördüm. Arkadaşın beni görmezden geldi' diye. E napim anne dedim artık. Git annesine şikayet et anası mıyım babası mıyım dedim. Oğlanları takmayın peşinize diyo. Aaah anne ah.. Ne denir ki..

*Bugün saçlarımı fönlettim.Upuzuun olmuş çok mutlu oldum :) Bu yazıda saçlarımdan fazlaca bahsettim başlık da saçlarımla ilgili olsun bari. Seviyom ben yaa :)

25 Ocak 2011 Salı

Ordan Burdan Derleme Saçmalıklar


*Yazacak hiçbir şey yok. Sıkıldım. Aslnda yapacak şeyler var ama yapasım yok. off!!

*Kendimle ilgili bir kitap yazmak istiyorum. Ama başrolün bu kadar sıkıcı olduğu kitap eğlenceli olmayacak diyor iç sesim.

*Gidip görmem gereken bi sürü insan var ve biliyorum hepsi döneceğim haftaya kalacak ve yarısından fazlasıyla görüşemeyeceğim.

*Sakinleşesim var:((

*2 lafından biri "sevgilim o gün" diye başlayıp durmadan sevgilisini anlatan, sıkıldığınızı bi türlü anlamayan ve sevgilisyle msjlaşırken ne anlattığınızı dinleme nezaketinde bile bulunmayan arkadaşlara sahipseniz kaçın. Bu kadar sinir bozucu bir deneyim olamaz!!!

*Eskiden evcilik oynardık yaa...Saatlerin nasıl geçtiğini anlamazdık. "Anne daha yeni başladık" diye sızlanırdık her gidiyoruz lafında.. Hayat ne kadar doluydu..Galiba yaşlanıyorum :(

*Gidiyorum işte saçımı boyatcam bugüne kadar bekledim hadi bakalım hayırlısı!!! (boya dediğim kına daha boya aşamasına gelemedm:))

24 Ocak 2011 Pazartesi

Yok Böyle Bir Dans (saçmalık)

*Bu Çok sert bi eleştiri yazısıdır. Yazan kişi tamamen kendi fikirlerine dayanarak bu programı eleştirmektedir.

*adı üstünde ya! adıyla uyarıyor program resmen. yok böyle bir şey. olamaz da. şimdiye kadar yabancı yalakalığının bu kadar açık yapıldığı bi program olmadı.

* Olaya böyle daldım ama gerçekten çok öfkelendim. Herşey televizyonda cnbc ve e2 dair hiç bir kanalda adam gibi dizi bulamamamızla başladı. Biz de saf saf başladık dans programını izlemeye. Önce ufo gören masum köylü şaşkınlığıyla naptıklarını anlamaya çalıştık. Ya adamlar kadınlardan daha iyi kıvırıyor resmen. Hayır dansediyor demiyorum onlar hoca diye cewap gelecek biliyorum ama ben danslardan bahsetmiyorum. tamamen kıvraklıktan, kalça sallamadan falan bahsediyorum.
Hadi dedik ki bi gaydir ikisi gaydir oha canım bu hocaların hepsi mi gay ne bu?!!!!
*Yalakalık olayına gelince de.. Şimdi bu programda hocalar ve jürinin bi tanesi de yabancı. Biz orda espriler falan kakaka kikiki bunlar bön bön bakıp anlamış gibi gülüyolar. Bi tane de Lilia var ben ona kısaca Lili diyorum. Arka fona kötü karakterlerin giriş müziğini koyalım (dadada daaaan)

*İşte bu lili cadısı konuşulanlardan tek bişe anlamyıp el üstünde tutuluyo. Defneye de gıcığı var (defne joy fostera) bu yüzden 5 puan veriyo. Neymiş efendim Avrupanın bilmem ne kadar ünlü dansçısıymış. Orda işi bitmiş olsa gerek ki bize gelip dansediyo. Sonra da biz kalkıp yaranmak için bunun bilmem kaçıncı evlilik yıldönümü için balonlar güller falan ayarlıyoruz. Ulan banane. Benle mi evleniyo. Gitsin o kendi gibi oynak kocası ayarlasın. Ama olur mu o yabancı... Ayıp.. O misafir..

*Ben zaten o balon olayından sonra şartelleri attırdım ve kanalı çevirdim. Ama o kadarı bile yetti yani. İzlediğim neydi ben de anlamadım. Bu gece de böyle bi sinirle sona erdi.. Allah kimseye yaşatmasın :))