17 Eylül 2012 Pazartesi

Burası Hatay, Burası Kaynıyor ve Size Söyleyecek Olan Kuşları Vurdular

Bir Çeşit Ben ve ailesi o akşam önce malum sosyal paylaşım sitesindeki fotoğraflarda gördüler olayı. Fotoğraflarda gösterilen yer Hatay idi... Onların, her şey tek bir kıvılcıma bakar dedikleri şehirleri idi.

Dün Bir Çeşit Ben ve ailesi için her şey normal başlamıştı. Bir Çeşit Ben sabah gözlerini Kara Böcük'üyle açtı. Bir önceki gün onlarda kalmışlardı. Kara Böcükle sabaha kadar çene çalmışlardı. Akşama doğru eve geldiler. Hazırlıklar, eşyaların yerleştirilmesi derken zaman çabuk geçti. Akşam için misafirlerini bekliyorlardı.

Sonra tek tek haberler gelmeye başladı. Bir Çeşit Ben'in arkadaşları, sosyal paylaşım sitesinde fotoğraflar yayınlamaya başladılar. Uğur Mumcu, Armutlu ve daha bir çok semt.. Herkes ayaktaydı. "2 gün gittik neler oluyor" demeye kalmadan haberlerin aslını misafirlerinden öğrendiler...
Peder Bey'in çok yakın arkadaşı Kel Amca ve ailesi yolda gelirken Hatay halkının miting yaptığı yerden geçmek zorunda kalmışlardı. Polisin püskürttüğü biber gazı arabada olmalarına rağmen onları bile etkilemişti. Hatay halkı "Türkiye-Suriye Kardeştir!" şeklinde bir miting düzenlemeye karar vermişti. Böylece belki de şehirdeki gerginliği bir nebze azaltacaklardı. Ancak polis mitingin yapılacağı alana barikatlar dizmiş ve gösteriye engel olmaya karar vermişti. Ve halk mahallelere dağılmış, plastik mermilerle ve tazyikli su ile mücadele etmeye başlamıştı.

O akşam Bir Çeşit Ben ve ailesine telefonlar yağdı, internette bir sürü fotoğraflar görüntülendi. Herkes şaşkınlık içerisindeydi. Evde ağır ama telaşlı bir hava vardı. Ailecek oturdukları salonda ciddi konular konuşuluyordu.
Peder Bey "Artık bir tepki verilmesi gerekiyordu ama bu hükümetin naptığını anlamıyorum." derken; Kel Amca "Ben hükümetin değil; muhalefetin ve sivil toplum kuruluşlarının naptığını anlamıyorum" diyerek asıl tepki göstermesi gereken kişilerin tepkisiz kaldığını dile getiriyordu.

Ailecek bu gergin sohbeti yaparken bir yandan da gözleri televizyondaydı. Haberlerde son dakika diye haber geçmelerini sokaklarda yaşananların tüm Türkiye tarafından görülmesini bekliyorlardı. Ama bekledikleri olmadı. "Yandaş medya, kukla medya" diye duydukları gerçekti. Hiçbir kanalda tek bir haber geçmedi. Bir Çeşit Ben anlayamadı. Kimsenin söylediği "Suriye gitsin, şöyle olsun böyle olsun değildi. Aksine; millet kalkmış 'Bak bu sığınmacılar bizim kardeşimizdir, gerginlik dolu haberleri bırakın, SAVAŞ İSTEMİYORUZ" diyordu. E bu iyi bir şey değil miydi? Kardeşlik diyerek de gösteri yapılamayacaksa hangi hakkı, nasıl savunmak gerekiyordu. Ya da polis bir miting haberi aldığında oraya gidip olayı kontrolde tutmaya çalışmaktansa neden engellemeye çalışıyordu? Hani normal olaylardaki gibi... Sonunda "Eylem olaysız sona erdi" diye biten haberlerden biri olamaz mıydı?

Olaylar gecenin geç saatlerine kadar devam etti. Olaylar, biber gazları, fotoğraflar sessizlik içinde yok oldu. Hatay halkı kendi kendine direndi, slogan attı ve elinden geldiğince duyurmaya çalıştı.

Bir Çeşit Ben'in hayal gücü tüm gece mesaideydi. Rüyasında savaşlara girdi evini polisler bastı. Kim haklı, kim suçlu sorguladı... İlerde nolacağını kimse bilmiyordu ama savaşa karşı olan bir eylemde bu kadar büyük bir sessizlik Bir Çeşit Ben'i düşünmeye yöneltmişti.

3 yorum:

  1. bizim oralar ya!ama antakya biraz uzak biz de duyduk çok doğru demişsin hiçbir kanal bnları göstermedi sadece bir kanal vardı biz de ordan takip ettik...

    YanıtlayınSil
  2. Biz bu kadar tedirgin olduysak siz daha çok korkmuşsunuzdur. Tepkiler daha da büyüyecek diyorlar ama bakalım...

    YanıtlayınSil
  3. bakalım artık neler olacak

    YanıtlayınSil