16 Mayıs 2011 Pazartesi

Şafak...

* Şafak saymaya başladım blog. 2 hafta sonra annem gelecek kuzenimin mezuniyeti için ondan bi hafta sonra da ben gidiyorum Allah ın izniyle.. İçim bi rahatladı ki anlatamam. Sakinleştim bi silkindim kendime geldim yaaw :D

*Haftaya finaller başlıyo ve ben neyime güvendiğimi bilmeden hiçbi dersten not alma gereği duymadm.Onu bırak dersi dinlemedim bile. Haftaya bidiğin yusuf yusuf olup gezcem bakalım..

*Onun dışında hala üniversitedeki şaka olayına alışamadm ben yaa.. Kafayı yicem. Şimdi olay şu normalde lise ortamında herkes hala ameledir bi geçiş dönemi, haremlik selamlık bi ortam falan vardır şakalar belli sınırlarla yapılır dimi... di :) Burda kızlı erkekli gruplar var ve orda askerlik arkadaşı gibi +18,19,...30a kadar türlü espriler yapılıyo.. Ona da alıştım inan blog.. O kadar ki artık ben herşeyi fesada çeker oldum.. Ben yaa beni bile bozdular :D ama alışamadığım bi şaka türü var.
"Benle hala çıkmıcan mı?"
Bunu söleyen çocukla önce güzelce tartıştık. Tartışmaya katılmayan kalmadı ortalık karıştı. Sonra biz bozuştuk bayaa bi süre. Şimdi yine aynı şaka. Bu şaka yapılıo millet gülüo. Hatta "tabi kızım ondan iisni mi bulcan" diyenler çkıo. Ama ben şöle oturaklı, zekice bi cewap bulamıorm. Herşeye car car konuşurum o konuda bi cewap yetiştiremiyorum :@
Şöyle oturtmalık,zekice bi cwp bulan olursa bekliorm :))

*Bu yurdun en gıcık old.m ikinci şeyi bu int.in 12ye kdr açık olması :@:@



12 Mayıs 2011 Perşembe

Fazlaca Bunalım Dolu Bir Yazı Okumasan da Olur


*Yurtta tek başına çekimleri tekrar başladı blog. 5 kişilik odada 3 kişi kalıyorduk zaten diğer ikisi de evine gitti dinlenmeye. Tek kaldım. Ama bu yalnızlık garip bir şekilde iyi geliyor. Kitap okuyorum, radyo hep açık, bilgisayar hep yanımda..

*Bu ara ben de dahil herkeste bir bıkkınlık var. Geleli 4,5 ay oldu. Artık kimse kimseye tahammül edemiyor. Herkes birşeylere alınıyor. Ben bile geçen hafta gururumdan vazgeçip ağlama nöbetleri geçirmeye başlamıştım kafayı yicem sandım. Ama bu hafta daha ılımlı düşünmeye başladım. Yavaş yavaş farkettim ki herkes ben gibi...

*Televizyon izlemeyi özledim blog yaa kardeşlerime sataşmayı, saçma sapan konuşup insanları deli etmeyi ve gözlerindeki o soru işaretlerini görüp mutlu olmayı..

*Üniversite olayının mantığını çözemedim bi türlü bu arada. İlkokul çocuğu gibi ödev yapıp duruyoruz. Kitap alıyoruz özet çıkarıyoruz falan. Üniversiteye kapağı atmaya çalışmak üniversiteyi bitirmeye uğraşmaktan daha kolaymış be! Makale olayı bitti şimdi de bilgisayar dersi için final ödevi olarak bi slaytla uğraşıyorum. Ayrıntılarla uğraşmaktan bir hal oldum ama bakalım yetişecek mi..

*Bu ara kimseyi takmamaya hiçbir şeye alınmamaya ve gülümsemeye çalışmakla uğraşıyorum buna ne kadar dewam edebilirim belirsiz... :(

4 Mayıs 2011 Çarşamba

Biz biz Üniversiteliyiz Biz


*Blog çok çok acelem var. O yüzden çok çok acele yazıp gitcem :)) Aslında şu an makaleyle uğraşıyor olmalıydım ama arkadaşımın ödevini hocasına gönderme bahanesiyle burdayım.
*Nargile denedim blog :D Kocaman bir hayalkırıklığına uğradım yaa! Dumanı çekiyosun üflüyosun. Daha ilk içişte "EE!??" dedim. Bu muydu yani oldum. Ne bekliyodum bilmiyorum ama ilk hani bişiler olmalıydı dimi :p Amaa sonradan bişiler oldu m
alesef al sana eee dedi resmen o nargile bana bi güzel çarptı. Sarhoş gbi oldum cümle kuramıyorum kafamı toplayamıyorum. Sağolsun etrafımdakiler de bi güzel dalga geçtiler :D

*O gece "Umut" diye bir film izleyelim dedik odadaki kızlarla. Yok arkadaş bir daha yanında biriyle duygusal film izlemek mi Allah korusun. Lan zır zıır ağlıyolar filme odaklan odaklanabiliyosan! Bıraktım izlemedim artık..
*Bu ara üniversitenin bahar şenlikleri var. Üniversitenin üniv. olduğunu anlayabildiğim tek etkinliği.. Dün gece konsere gidelim dedik. TNK diye bir grubun konseri. Adamları tanıdığımızdan değil maksat hep beraber bişiler yapmak. Gittik eğlenebildiğimiz kadar eğlendik. Çok güzeldi ama her güzelliğin bir sonu var tabi. ya da bedeli.
Çıkışta içip sapıtanlar bağıra bağıra coşanlar sayesinde baya huzursuz olduk. Sonra ailemin yurdu araması gerekiyordu ama ben onlara "ben konsere gidiyorum yurdu aramanız gerekiyor" şeklinde izin cümlesi olmaksızın bir cümle kurunca onlar da olayı inada bindirip yurdu aramadılar. Ben gece 1'e doğru yurda girdiğimde diyalog:
-Şule nerde kaldın biz en fazla 10a kadar izin veriyoruz biliyorsun?
-Abla otobüs gecikti konserdeydim.
-Ailen de aramadı?
-Arıcaklardı bilmiyorum.. ( Bu arada baya uykulu gözleri kapanan bir şule olunca karşıdaki uykudan daha çok şule nin içtiği kanısına yöneliyor. Cemaat yurdunda içme cesaretini gsterdiği içinde büyük ihtimalle Allah ıslah etsin diye düşünyor.)
-Ne oldu sana?
-Abla uykum var yorgunum otobüs baya yordu hadi iyi geceler...

*Neyse blog şimdilik bu kadar yeter. Moral olayına girmeyelim herşey hala karmakarışık ama anın tadını çıkarmaya bakıyorum ;)

25 Nisan 2011 Pazartesi

Ben'in Karmaşık hali ?!?

* Uzun zaman oldu yazmayalı blog. Bu arada bi sürü olay bi sürü şey oldu. İnsanların ne kdr çok değişebileceğini daha ii anladım bu ara. İnsanlara alıştım sanıyordum ama alışamamışım.



*Vizelerimizi olduk bu ara.. Neyse ki alıştığım bi onlar varmış daha az stresle grdim sınavlara. Sonuçlar da fena değil gibi..


*Okul ikinci dönem daha bir yoğun oldu yaa. Sunumlar,ödevler vs. geçen dönem şikayet ediyordum çok boş yaa ne bu falan diye. Al sana der gibi herşey üst üste geldi. Şimdi Bir makale ödevimiz kaldı işte. Sorsan ne biliyon makale hakkında diye iki cümle kuramam :D Hoca da sağolsun içeriğe dair hiçbir şey öğretmedi. Daha çok nokta nereye konur aktaran kelimesinden sonra nokta mı virgül mü yoksa noktalı virgül mü konur onları anlattı. Ona sadece noktalama işaretlerinden oluşan bir kağıt vermek istiyorum :D


*Bu kadar yoğunluktan kurtulmak için bir kaçamak yaptım. Aydın'a geldim. 5gündür burdayım ve evden çıkmadım resmen. Televizyon televizyon ve cep telefonu arasında mekik dokudum :)




*Televizyonda hala aynı şeyler. Ben en son yarıyıl tatilinde izlemiştim dizileri. O günden beri hala bi değişiklik yok. Aynı olaylar aynı kişiler.. Bir tek Öyle Bir Geçer Zaman ki yi seviyordum onda da sağolsunlar cemileyi fatmagül etmişler o da gitti :)




*Bilgisayardaysa kendimi Disney in çizgifilmlerine verdim. Bayılıyorum yaa çok tatlı çizimler :) Karmakarışık'ı ve Megazeka'yı izledim. Süperler yaa. Tabi ev ahalisi benim hala büyüyemediğime karar verdi ama bunda o kadar bir yanlışlık da yok zaten hala çocuk ruhumdan kurtulamadım :p




*Böyle işte blog bir yandan iyi gibiyim bir yandan kötü.. İnsanları anlayamıyorum ama neden dert ediyorum onu da bilmiyorum. Eskiden 2dostum vardı sınıfta dışarda hep beraberdik. Diğer gruplara hep 3 kişi katılırdık. Şimdi bir çok kişi var arkadaş olarak takıldığımız bu yüzden sorunlar da büyüyor. Bazen keşke o kadar vurdumduymaz olsaydım ki hiç bir şeye takılmasaydım diye düşünüyorum.. Bakalım nolacak ?!?

23 Nisan 2011 Cumartesi

Bir Mime Yetiştim

evet bu sefer mim olayına yetiştim sanırım :) deep beni duyularımızla ilgili bir konuda mimlemiş. Ben de cwplayayım :)

* En sevdiğin 3 görsel: Saçlarım fönlüyken aynadaki görüntüm :D Kordondan deniz görüntüsü vee venedik resimleri

*En sevdiğin 3 ses: annemin sesi, pikaçunun sesi :D ney sesi...

*En sevdiğin 3 tat: Çikolataa!! Kek hamuru :) vee kiraz..

*En sevdiğin 3 koku: yağmur sonrası toprak kokusu, kekik kokusu, kına kokusu

*En sevdiğin 3 his: Denizle kum arasındaki o ıslak kumlarda yürürkenki his :) yumuşak bir yastığa sarılırkenki yumuşaklık hissi, tombik yanaklı çocukların yanaklarını sıkma hissi :D

Yeniden kavuştuk blogum inş. bu sefer o kdr çbk kopmayız :))

10 Mart 2011 Perşembe

Görüşmeyeli...

*Bloguuum I miss you vala yaa :D Daha bugün gazetede digitürk-blogspot ve google la ilgili bir yazı okumuş ve bir kere daha emeklerime acımıştım. Biraz önce bi deniyim yaa dedm o "mahkeme kararıyla.." diye dewam eden yazıyı bekleyerek.. Veee açıldııın :))

*Blogcum bakma böyle keyifli keyifli konuştuğuma. İnsanlık için kolay benim için çoook zor günler geçirdim. Normalde bile isteye ortalığı karıştırır sonra da bişi olmamış gibi davranırım (ki genelde kavga da ordan çıkar :)) Ama ilk defa ben hiçbişi yapmadm ve yine suçlu ben oldum be blog. Neyseki herşey varlığına bol bol şükredeceğim insanlar sayesinde düzeldi. Farkettim ki stresli olaylar karşısında çok zayıfım. Anında tepki veriyor vücudum titremeler sinir krizleri vs...Ve farkettim ki insanları kaybetmekten normalden fazla korkuyorum.. Zayıııf zayıf :(

*Bunun dışında bugün buralara daha çok alıştığımı anladım. Artık insanlar yabancı gelmiyor o kadar en azından uzaylılarmış gibi düşünmüyorum :D

*Bu arada kendi hür irademle psikolojik bi kitap aldım. Belki az bi ilgi duyarım bir merak falan olur diye ama okurken öyle uykum geliyor ki.. Bildiğin uykum kaçtığında gelsin diye okur oldum. Nolcam ben böyle bilmiyorum.

*Bu ara herşey karışık geliyor blog.. Aşk nedir, niye her şarkı sözü yazışımda sen aşıksın diye tepki veriyorlar, aşıksam benim neden haberim yok, neden hiç sıkılmadan boş boş duvarı izleyebiliyorum, morona mı bağlıyorum nedir gibisinden bana felsefi gelen sorularla uğraşıyorum. Durumum vahim galiba. Ne zaman düzelcem acaba?

*Hııı bu ara açıldım ayrıca. İlham perim bana geri döndü galiba affetti beni. Ne zaman yolda yürüsem dizeler düşüyor aklıma şiirler yazıyorum. Öyle özlemişim ki şiir yazmayı. Sınav derdi falan derken hiç yazmıyordum ama artık mutluyum yazdıkça yazasım geliyor ve yazdıkça rahatladığımı, hafiflediğimi hissediyorum..

*Kendime dua falan etcem blog. Olmuyor böyle. Ben böyleyken insanlara nasıl yardımcı olcam diyip duruyorum kendime gelmeliyim....

27 Şubat 2011 Pazar

Bir ÇeşiT Ben Havadis


*Merabalaaarr.. İzmire geldim geleli sonunda bir bilgisayar bulabildim ve buraya yazma fırsatım oldu. Anlatacak bir sürü şey var. Ama ilk olarak mimlenmişim ve beni mimleyen arkadaşlara bana attırdıkları "Ayyy mimllenmişimmm!" şeklinde tepki vermemi sağlayan arkadaşlara teşekkür ediyorum :) Biliyorum blog oldukça görmemiş davranıyorum ama sahiden ne mim ne ödül görmemiş biriyim ben :)

*Bloog! ilk uçuş deneyimimi yaşamış bulunuyorum :) Harika bir şeydi yaa.. Böle ilk havalanırken basınçtan dolayı seni alttan ve üstten tost yapıyolarmış gibi hissediyosun sonra düzeliyosun.. Bulutlar böyle pofuduk podufuk ya insanın yatak misali üstünde zıplyası geliyor. Bir bulut tarlasında gibi oluyosun. çook güzel.

*Bunun dışında sinir bozucu bişi daha oldu tabi.. Been tam 19 yaşımda ilk uçuş deneyimimi yaşarken öğrendim ki bi kadının tatlı mı tatlı bebeği (ya 2 yaşında ya daha küçük) 10.kez uçuyormuş var mı böle bişi ya şoka uğradımm!

*İzmir'e ulaştığımızda ilk gelişimdeki o tedirginliği yaşamadığımı farkettm ve çok mutlu oldum. Yalnız hissetmiyordum ve çoğu yer tanıdık geliyordu. insanlar güvenilmez değildi çantamı elimden çekip götürceklermiş gibi de gelmiyordu :D Güç bela yurda ulaştım odadakiler de normaldi. Ama herkesten ve herşeyden önce ben normaldim yaa.. Ya kabullenmezlerse ya beni yalnız bırakırlarsa demiyordum.. Deriiin bir ohhh dedim anlıcağın blog :)

*Corbycim sayesinde yurtta sahiden eskisi kadar sıkılmıyorum.. Aslında diyolar ya bakış açını değiştirmek gerek diye. Galiba benim bakışımın değişmesi de bunda etken olabilir.

*Yurtta bunun dışında durmadan film izler olduk. Kessinlikle izlenmesi gereken bir film izledim :) Bay V.. Medyanın etkileyici özelliğini bu kadar iyi anlatabilir bir film ve aslında bugünkü Türkiye'ye de bu kadar uyabilir ordaki karmaşa ve diğerleri... Müthiş bir filmdi..,

*Bahar geliyor ne kdar odun olursan ol ister istemez için bi kıpır kıpır oluyor. Güneşi hissedip mutlu oluyosun. Yok ya kış iidir güzeldir ama bahar başkadır sahiden.. Bu ara böyle bahar sayesinde bir uçasım kopasım coşasım var :D

*Anlıcağın bu ara çok şükür keyfim yerinde blog. İnşallah böyle dewam eder.. Kendimim blog yaa kendimim.. Bütün dalga geçiciliğimle, inadımla, bazen alınganlığımla, gülüşümle ben beniiim :D