10 Mart 2011 Perşembe

Görüşmeyeli...

*Bloguuum I miss you vala yaa :D Daha bugün gazetede digitürk-blogspot ve google la ilgili bir yazı okumuş ve bir kere daha emeklerime acımıştım. Biraz önce bi deniyim yaa dedm o "mahkeme kararıyla.." diye dewam eden yazıyı bekleyerek.. Veee açıldııın :))

*Blogcum bakma böyle keyifli keyifli konuştuğuma. İnsanlık için kolay benim için çoook zor günler geçirdim. Normalde bile isteye ortalığı karıştırır sonra da bişi olmamış gibi davranırım (ki genelde kavga da ordan çıkar :)) Ama ilk defa ben hiçbişi yapmadm ve yine suçlu ben oldum be blog. Neyseki herşey varlığına bol bol şükredeceğim insanlar sayesinde düzeldi. Farkettim ki stresli olaylar karşısında çok zayıfım. Anında tepki veriyor vücudum titremeler sinir krizleri vs...Ve farkettim ki insanları kaybetmekten normalden fazla korkuyorum.. Zayıııf zayıf :(

*Bunun dışında bugün buralara daha çok alıştığımı anladım. Artık insanlar yabancı gelmiyor o kadar en azından uzaylılarmış gibi düşünmüyorum :D

*Bu arada kendi hür irademle psikolojik bi kitap aldım. Belki az bi ilgi duyarım bir merak falan olur diye ama okurken öyle uykum geliyor ki.. Bildiğin uykum kaçtığında gelsin diye okur oldum. Nolcam ben böyle bilmiyorum.

*Bu ara herşey karışık geliyor blog.. Aşk nedir, niye her şarkı sözü yazışımda sen aşıksın diye tepki veriyorlar, aşıksam benim neden haberim yok, neden hiç sıkılmadan boş boş duvarı izleyebiliyorum, morona mı bağlıyorum nedir gibisinden bana felsefi gelen sorularla uğraşıyorum. Durumum vahim galiba. Ne zaman düzelcem acaba?

*Hııı bu ara açıldım ayrıca. İlham perim bana geri döndü galiba affetti beni. Ne zaman yolda yürüsem dizeler düşüyor aklıma şiirler yazıyorum. Öyle özlemişim ki şiir yazmayı. Sınav derdi falan derken hiç yazmıyordum ama artık mutluyum yazdıkça yazasım geliyor ve yazdıkça rahatladığımı, hafiflediğimi hissediyorum..

*Kendime dua falan etcem blog. Olmuyor böyle. Ben böyleyken insanlara nasıl yardımcı olcam diyip duruyorum kendime gelmeliyim....

3 yorum:

  1. ne tatlı yazmışsın.
    aşk şiirleri yazmak için tabii ki aşık olmak gerekmiyor. ben de yazıyorum. aşk duygusu bu.

    ne oldu da o kadar üzüldün. geçmiş ama neyse ki.

    YanıtlayınSil
  2. Bu yazını çok sevdim. pozitif yüklüsünüz. her an herşey olabilir..

    Blog Dostluğu

    İnsan kendi itibarını düşünüyorsa ağzından çıkan cümlelere dikkat etmek zorundadır. Günlük yazmak gibi blogda da özel sayılabilecek duygu ve düşüncelerinizi yazmak konumunda kalabiliyoruz. Günlük yazmak daha somut oluyor. İsmin cismin ortaya dökülebiliyor. Fakat blog yazmak sanal bir eylemdir. Çünkü rumuzlarla kimlik kullanabiliyoruz. Belki de özel durumların irdelenmesi, farklı kimlik ve kişiliklerden yorum alınmsı, özgürce değerlerin tartışılması ve tartılmsına şahit olabiliyoruz. Adını ve sadını bilmediğimiz, ama yazılarından bir değer olduğu anlaşılan kimliklerin, kişilikleri de aynı zamanda ortaya dökülebiliyor. Bize düşen, iyiniyetli ve gerçekten kulağımıza altın bir küpe olarak takabileceğimiz öğütleri de alabilmiş olmamızdır.

    Profösör rumuzuyla burda yazan blogdaş da bir nevi sanal dosttur. Fakat sanal da iyi bir dost olması, reelde kötü bir insan olduğu anlamına gelemez. Zaten buraya yazan blogdaşlar kendinden önce karşısındakini düşünebiliyorsa, karşı taraf bu samimiyeti hissedecektir. Belki de reeldeki arkadaşlardan görmediği iyi niyeti, samimiyeti, yardımlaşmayı, dayanışmayı ve paylşmayı blogdaşlarından görebilecektir. Blog yazarlığı ve blog dostluğu çok önemlidir. Blog yazarlığı ve paylaşımı da önemlidir. Bu bir lütuftur aslında.

    Bazen kendini çıkmaz bir sokakta hissedebilirsin, bazen öyle sıkıntılar yaşarsın ki bütün duvarlar üzerine yıkılır. Blog dostluğu seviyeli olduğunda, kendine güven ve huzur gelir. Aşamayacağın ve çözemeyeceğin sorun yoktur aslında. Bütün tılsım buradadır.

    YanıtlayınSil
  3. bloglar açıldı dün akşam.
    görüşürüz artık.
    :)

    mimin var bende.
    :)

    YanıtlayınSil