23 Ağustos 2011 Salı

UĞURDAN YOKSUN Bİ GÜN!

Gün, eleştiri yağmuruna tuttuğumuz yemekteyiz programındaki yaratıklara yani insancağızlara acıma günüdür blog!

Bugün iftara arkadaşlarımı davet ettim. İzmir'e gitmeden ne kadar görüşebilirsek kardır hesabı. Öle çok bi insan değildi davet ettiğim ama en azından Ben cağızın az bi yemekten anlayabiliceğini ne bilim bir yardım falan yapabildiğini tencerenin ucunu bucağını tutabildiğini gösterim diye düşündüm.

Düşünmez olaydım dedim. Olay şu: Sabah yani öğlen 12. Anne odaya gelir ve 5er saniye aralıklarla "uyan hadi uyan hadi " der durur. Her gün saat 4 sularında uyanan Ben annenin rüyada mı gerçekte mi bağırdığını kestiremez hatta annesinin bağırtılarını rüya senaryolarına karıştırıp yeni rüyalara geçer.

Saat 12.45 falan. Ben uyku mahmurluğuyla ilk iş mutfağa geçer. Yapmaya çalıştığı şey köstebek pasta dır. Ama uykulu yaa 8 kaşık yazan yeri değil de 3.5 bardak yazan yeri okuuur ve kendini sulu sulu bi kek hamuruyla bakışırken bulur.

Güç bela eklentilerle normal bir kek hamuru görüntüsünü alan hamurumsu şey fırına sürülür. Tadından herkes bihaberdir.

Sıra pizza poğaçalara gelir. Yapmaya çalıştığı şey tam olarak şunun gibi birşeydir.


Ben pastada yaptığı hatanın şokuyla uyku mahmurluğundan sıyrılmıştır. İşine özen göstermektedir. Sucukları, peynirleri doğrar. Hamuru yapmaya başlar fakat o da ne! Un eksik gelir. Bakkala gidebilicek insana benzeyen bişi evde bulunmadığından bakkala giden olmaz. Annesi öyle daha yumuşak olur bak şekil alıyor der. Öğretmen olan ve her gün 40 öğrenciye bağırdığı ses tonuyla 3 çocuğuna bağıran annesinin iyimserliği üstündedir. Hamurun kendini daha da salmaması için acelecek şekil verip fırına atarlar.
Ben: "huuuh bundan da sıyrıldık.." der demeeeez...

Pat elektrikler gider ve ben "yok biri bana beddua etti" demeye başlar. Annesi fırın çırağını arar gelsin alsın fırına götürsün, komşulara sorar tüplü fırınınız var mı? yok yok yok.. Ve birden elektrik gelir..

15 dk geçmeden ikinci facia.. Elektrik yine gider.. Ben isyanlardadır. "Anne bırak zorlama olmaması gerekiyormuş. Uğursuzum ben neye elimi sürsem bişi çıkıyo!"

Direk sonuç: Ben'in uğursuz olduğu inancıyla elini değdirmediği dolmalar ve köfteler sağ-salim pişer. Köstebek pasta olması gerekenden biraz daha şekerli haliyle büyük beğeni kazanır. Hatta fotosu da çekildi işte şurada :


Bir pişen bir duran poğaçalar sofrada tüketilir. Ve gün Twister adlı oyundaki garip pozisyonlardan dolayı gülme kriziyle güzelce son bulur. Mutlu son :D:D


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme