18 Haziran 2011 Cumartesi

Hanım, KemaL, Daçmin ve Dahası ...

  • Uzun zamandır yurt ortamı saolsun Tv denen kimilerine göre "aptal kutusu"na kimilerine göre "vakit geçirmek için var olan büyük icat"a hasret kalmıştım. Eve gelişimle beraber bu büyük hasreti yok etmek için var gücümle çalıştım :D
  • Dün akşam Hanımın Çiftliği çok şükür bir final koydu olaya. Bana yüz bölüm gibi gelen 70 bölümün sonunda böyle bir son bekliyordum açıkçası. Film baştan beri bir türlü ilgimi çekememişti çünkü. Annem zoruyla bakmak zorunda kalıyordum. Ama akşamki finalini beğendim. Kemal'i öldürmeleri her ne kadar kötü olsa da bunun kitapta yer aldığını düşündüm. Kemal'in ölümü sırasında koydukları türküler gerçekten güzeldi. Kemaall yaaa sabır abidesi yaratık... Tabi bir de Güllü Serap var. O da yedi Kocalı Hürmüz e özenip üçüncü koca olayına girdi ama üçüncü kocası da ölünce artık evlenmeyip çocuğunun anası olmaya karar verdi. Zaten ona Seraplık da yakışmamıştı ben onun Güllü halini seviodum saf güzel köylü kızı...:D

  • Hanımın Çiftliğinden daha önce tanıdığımız Muzaffer Bey var bir de tabi. Şimdi Canım Babam diye bir diziye geçti. Sanırsam böyle komik dizilere sit-com diyolardı. Artık ayrıntılı bilemiycem. Allah'm yaa bayılıyorum o adama. My favourite man işte daha nolsun :D Annemle oturup diziyi seyrediyoruz ben bağırıorum "Karizma yaa karizma!!" diye. Annem garibim de "Kız kendine gel" diyor :D Ama adamda duruş var boy var pos var ahlak desen o da var(dır heralde :D)

  • Bir de tabiki Öyle Bir Geçer Zaman ki var. Sanıyorum ki bir çok felaketin üst üste gelmesinden sonra izleyiciye biraz nefes aldırmaya karar verdiler ve geçen bölüme biraz mutluluk senaryoları serpiştirdiler. Bir türlü ismiyle hitap edemediği sevgilisi İnci HOCAnın azcık bir mutlu olmasını isteyen mete inciyi lunaparka götürdü. İnci çocuk gibi eğlendi. Ay bu lunapark olayında bizim sonerin Süleyman ı palyaçço oldu. Fransızca şarkı falan söyledi. Tam bir rezaletti. Adamın karizması iki paralık oldu yaniii :D
  • Diğer imkansız aşıklar Soner'le Aylin de gidip güzeeeelce bir tatil yaptılar deniz kıyısında. Oh vala hayat onlara güzel :)
  • Tabi bir de Survivor Faciası var. Ah o Derya yok mu o Derya. Adamda boy var pos var ama beceriksizlik desen yine onda avr. Ay deli etti beni yaa. Çocuğum az bir hızlı olsana dimi ama yaa!! Geçen gün erkek erkeğe gittiler güzelce rahatlarına baktılar. Yok güneş kremleri yok en güzelinden yemekler falan. O Daçmin kızımız da gariban gariban adada kaldı tek başına yazık :D Bakalım birazdan ya Daçmiiiin kızımız yada o Taner elencek. Hangisi gitcek görcez ama Taner in gitmesinden yanayım açıkçası. Kedi gibi miyavlamalar falan ne o yaa...
  • Şimdilik aklıma gelen Tv yorumları bunlar ama daha yaz boyunca bir sürü yorum yaparım ben tabiki.. Bakalım hangi dizide neler olacak..

13 Haziran 2011 Pazartesi

*Ben geldiiim.. evet yine uzuunca bi vakit yazamadım ama açıkçası azcık bi üşendim :)

*Bi sürü bi sürüüü anlatcaklarım var tabiki.. Ama nerden başlasam ki.. En güzelinden başlayayım tatiiiiil :) Bi haftadır ölümüne tatildeyim.. Ama bu benimkisi msnde çevrimiçi çevrimdışı olmak gibi birşey. Sadce tatil modundayım. Hani öyle normal insanlar gibi geziyorum tozuyorum falan değil. Hayır şimdi gelmişsin taaa izmirlerde hem de hasretle bi gez dimi.. Ama hiç canım istemiyor yaa zorla çıkarıyorlar evden.. Neyse böyle işte sonuçta tatil yani mekan fark eder mi :)



*Bu arada blogcum biz ev-lendiiiik :D Yani artık karşında ev sahibi üniversite ikinci sınıfa giden bir kızcağız duruyor. Tabiki ben her zamanki üçkağıtçılığımı, üşengeçliğimi ev işinde de ortaya koyup "Ben öyle yemeğin şusu eksik busu fazla pişmiş olayıyla uğraşamam bulaşığı alsam olmaz mı" dedim ve kabul edildim :)) Kendime ait odam da var ohhh mis :)




*Ya arkadaş ben bu her bi haltı face e yazma hevesini anlamıyorum. Gecenin bi körü acayip bir fırtına var hatta gecenin bi saatine kadar ölü gibi uyuyabilen ben bile çığlık çığlığa uyanıyorum korkudan... Öyle bir hava işte. Benim zeki arkadaşlarım da korkmayı bırakmışlar face e yazma derdindeler. Hayır bir gün kıyamet kopcak o zaman da dertleri face olacak merak ediyorum....




*Bir de bu gecenin bi vakti uyanmalar var. Nedenini anlayamıyorum. Kafayı yicem. Nerdeyse her gece 3-4 gibi uyanıyorum ve geri uyuyana kadar bi hal oluyorum. Buna bi çare bulmak lazım...


*Malesef aklıma başka anlatacak bir şey gelmiyor. Bu tatil böyle geçmez yarın arkadaşlarımla buluşmaya başlıcam bakalı nasıl geçicek..

16 Mayıs 2011 Pazartesi

Şafak...

* Şafak saymaya başladım blog. 2 hafta sonra annem gelecek kuzenimin mezuniyeti için ondan bi hafta sonra da ben gidiyorum Allah ın izniyle.. İçim bi rahatladı ki anlatamam. Sakinleştim bi silkindim kendime geldim yaaw :D

*Haftaya finaller başlıyo ve ben neyime güvendiğimi bilmeden hiçbi dersten not alma gereği duymadm.Onu bırak dersi dinlemedim bile. Haftaya bidiğin yusuf yusuf olup gezcem bakalım..

*Onun dışında hala üniversitedeki şaka olayına alışamadm ben yaa.. Kafayı yicem. Şimdi olay şu normalde lise ortamında herkes hala ameledir bi geçiş dönemi, haremlik selamlık bi ortam falan vardır şakalar belli sınırlarla yapılır dimi... di :) Burda kızlı erkekli gruplar var ve orda askerlik arkadaşı gibi +18,19,...30a kadar türlü espriler yapılıyo.. Ona da alıştım inan blog.. O kadar ki artık ben herşeyi fesada çeker oldum.. Ben yaa beni bile bozdular :D ama alışamadığım bi şaka türü var.
"Benle hala çıkmıcan mı?"
Bunu söleyen çocukla önce güzelce tartıştık. Tartışmaya katılmayan kalmadı ortalık karıştı. Sonra biz bozuştuk bayaa bi süre. Şimdi yine aynı şaka. Bu şaka yapılıo millet gülüo. Hatta "tabi kızım ondan iisni mi bulcan" diyenler çkıo. Ama ben şöle oturaklı, zekice bi cewap bulamıorm. Herşeye car car konuşurum o konuda bi cewap yetiştiremiyorum :@
Şöyle oturtmalık,zekice bi cwp bulan olursa bekliorm :))

*Bu yurdun en gıcık old.m ikinci şeyi bu int.in 12ye kdr açık olması :@:@



12 Mayıs 2011 Perşembe

Fazlaca Bunalım Dolu Bir Yazı Okumasan da Olur


*Yurtta tek başına çekimleri tekrar başladı blog. 5 kişilik odada 3 kişi kalıyorduk zaten diğer ikisi de evine gitti dinlenmeye. Tek kaldım. Ama bu yalnızlık garip bir şekilde iyi geliyor. Kitap okuyorum, radyo hep açık, bilgisayar hep yanımda..

*Bu ara ben de dahil herkeste bir bıkkınlık var. Geleli 4,5 ay oldu. Artık kimse kimseye tahammül edemiyor. Herkes birşeylere alınıyor. Ben bile geçen hafta gururumdan vazgeçip ağlama nöbetleri geçirmeye başlamıştım kafayı yicem sandım. Ama bu hafta daha ılımlı düşünmeye başladım. Yavaş yavaş farkettim ki herkes ben gibi...

*Televizyon izlemeyi özledim blog yaa kardeşlerime sataşmayı, saçma sapan konuşup insanları deli etmeyi ve gözlerindeki o soru işaretlerini görüp mutlu olmayı..

*Üniversite olayının mantığını çözemedim bi türlü bu arada. İlkokul çocuğu gibi ödev yapıp duruyoruz. Kitap alıyoruz özet çıkarıyoruz falan. Üniversiteye kapağı atmaya çalışmak üniversiteyi bitirmeye uğraşmaktan daha kolaymış be! Makale olayı bitti şimdi de bilgisayar dersi için final ödevi olarak bi slaytla uğraşıyorum. Ayrıntılarla uğraşmaktan bir hal oldum ama bakalım yetişecek mi..

*Bu ara kimseyi takmamaya hiçbir şeye alınmamaya ve gülümsemeye çalışmakla uğraşıyorum buna ne kadar dewam edebilirim belirsiz... :(

4 Mayıs 2011 Çarşamba

Biz biz Üniversiteliyiz Biz


*Blog çok çok acelem var. O yüzden çok çok acele yazıp gitcem :)) Aslında şu an makaleyle uğraşıyor olmalıydım ama arkadaşımın ödevini hocasına gönderme bahanesiyle burdayım.
*Nargile denedim blog :D Kocaman bir hayalkırıklığına uğradım yaa! Dumanı çekiyosun üflüyosun. Daha ilk içişte "EE!??" dedim. Bu muydu yani oldum. Ne bekliyodum bilmiyorum ama ilk hani bişiler olmalıydı dimi :p Amaa sonradan bişiler oldu m
alesef al sana eee dedi resmen o nargile bana bi güzel çarptı. Sarhoş gbi oldum cümle kuramıyorum kafamı toplayamıyorum. Sağolsun etrafımdakiler de bi güzel dalga geçtiler :D

*O gece "Umut" diye bir film izleyelim dedik odadaki kızlarla. Yok arkadaş bir daha yanında biriyle duygusal film izlemek mi Allah korusun. Lan zır zıır ağlıyolar filme odaklan odaklanabiliyosan! Bıraktım izlemedim artık..
*Bu ara üniversitenin bahar şenlikleri var. Üniversitenin üniv. olduğunu anlayabildiğim tek etkinliği.. Dün gece konsere gidelim dedik. TNK diye bir grubun konseri. Adamları tanıdığımızdan değil maksat hep beraber bişiler yapmak. Gittik eğlenebildiğimiz kadar eğlendik. Çok güzeldi ama her güzelliğin bir sonu var tabi. ya da bedeli.
Çıkışta içip sapıtanlar bağıra bağıra coşanlar sayesinde baya huzursuz olduk. Sonra ailemin yurdu araması gerekiyordu ama ben onlara "ben konsere gidiyorum yurdu aramanız gerekiyor" şeklinde izin cümlesi olmaksızın bir cümle kurunca onlar da olayı inada bindirip yurdu aramadılar. Ben gece 1'e doğru yurda girdiğimde diyalog:
-Şule nerde kaldın biz en fazla 10a kadar izin veriyoruz biliyorsun?
-Abla otobüs gecikti konserdeydim.
-Ailen de aramadı?
-Arıcaklardı bilmiyorum.. ( Bu arada baya uykulu gözleri kapanan bir şule olunca karşıdaki uykudan daha çok şule nin içtiği kanısına yöneliyor. Cemaat yurdunda içme cesaretini gsterdiği içinde büyük ihtimalle Allah ıslah etsin diye düşünyor.)
-Ne oldu sana?
-Abla uykum var yorgunum otobüs baya yordu hadi iyi geceler...

*Neyse blog şimdilik bu kadar yeter. Moral olayına girmeyelim herşey hala karmakarışık ama anın tadını çıkarmaya bakıyorum ;)

25 Nisan 2011 Pazartesi

Ben'in Karmaşık hali ?!?

* Uzun zaman oldu yazmayalı blog. Bu arada bi sürü olay bi sürü şey oldu. İnsanların ne kdr çok değişebileceğini daha ii anladım bu ara. İnsanlara alıştım sanıyordum ama alışamamışım.



*Vizelerimizi olduk bu ara.. Neyse ki alıştığım bi onlar varmış daha az stresle grdim sınavlara. Sonuçlar da fena değil gibi..


*Okul ikinci dönem daha bir yoğun oldu yaa. Sunumlar,ödevler vs. geçen dönem şikayet ediyordum çok boş yaa ne bu falan diye. Al sana der gibi herşey üst üste geldi. Şimdi Bir makale ödevimiz kaldı işte. Sorsan ne biliyon makale hakkında diye iki cümle kuramam :D Hoca da sağolsun içeriğe dair hiçbir şey öğretmedi. Daha çok nokta nereye konur aktaran kelimesinden sonra nokta mı virgül mü yoksa noktalı virgül mü konur onları anlattı. Ona sadece noktalama işaretlerinden oluşan bir kağıt vermek istiyorum :D


*Bu kadar yoğunluktan kurtulmak için bir kaçamak yaptım. Aydın'a geldim. 5gündür burdayım ve evden çıkmadım resmen. Televizyon televizyon ve cep telefonu arasında mekik dokudum :)




*Televizyonda hala aynı şeyler. Ben en son yarıyıl tatilinde izlemiştim dizileri. O günden beri hala bi değişiklik yok. Aynı olaylar aynı kişiler.. Bir tek Öyle Bir Geçer Zaman ki yi seviyordum onda da sağolsunlar cemileyi fatmagül etmişler o da gitti :)




*Bilgisayardaysa kendimi Disney in çizgifilmlerine verdim. Bayılıyorum yaa çok tatlı çizimler :) Karmakarışık'ı ve Megazeka'yı izledim. Süperler yaa. Tabi ev ahalisi benim hala büyüyemediğime karar verdi ama bunda o kadar bir yanlışlık da yok zaten hala çocuk ruhumdan kurtulamadım :p




*Böyle işte blog bir yandan iyi gibiyim bir yandan kötü.. İnsanları anlayamıyorum ama neden dert ediyorum onu da bilmiyorum. Eskiden 2dostum vardı sınıfta dışarda hep beraberdik. Diğer gruplara hep 3 kişi katılırdık. Şimdi bir çok kişi var arkadaş olarak takıldığımız bu yüzden sorunlar da büyüyor. Bazen keşke o kadar vurdumduymaz olsaydım ki hiç bir şeye takılmasaydım diye düşünüyorum.. Bakalım nolacak ?!?

23 Nisan 2011 Cumartesi

Bir Mime Yetiştim

evet bu sefer mim olayına yetiştim sanırım :) deep beni duyularımızla ilgili bir konuda mimlemiş. Ben de cwplayayım :)

* En sevdiğin 3 görsel: Saçlarım fönlüyken aynadaki görüntüm :D Kordondan deniz görüntüsü vee venedik resimleri

*En sevdiğin 3 ses: annemin sesi, pikaçunun sesi :D ney sesi...

*En sevdiğin 3 tat: Çikolataa!! Kek hamuru :) vee kiraz..

*En sevdiğin 3 koku: yağmur sonrası toprak kokusu, kekik kokusu, kına kokusu

*En sevdiğin 3 his: Denizle kum arasındaki o ıslak kumlarda yürürkenki his :) yumuşak bir yastığa sarılırkenki yumuşaklık hissi, tombik yanaklı çocukların yanaklarını sıkma hissi :D

Yeniden kavuştuk blogum inş. bu sefer o kdr çbk kopmayız :))